Ekonomi Bakanı Zeybekçi oldukça açık ve net konuştu

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ABD - AB ve Türkiye arasındaki ekonomik bağdan söz etti. Dostluk mesajları veren Zeybekçi gelecekteki ekonomi ön görüleri hakkında konuştu.

Ekonomi Bakanı Zeybekçi oldukça açık ve net konuştu

Son zamanlarda ortaya çıkan ekonomik gelişmeler ve uluslarası düzeyde ortaya çıkan krizler Türkiye ile ABD dostluğunu sarsmadı. Zeybekçi'nin açıklamlarına göre AB - ABD ticaret ilişkileri her zamankinden daha iyi. Ayrıca Zeybekçi ABD'nin her alanda dost olduğunu vurguladı.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ”Türkiye, AB ve kadim dostumuz ABD ile yapılacak TTIP arasında yer alacak. Bunun aksini kabul etmiyoruz. Eğer bizsiz imzalarsanız Gümrük Birliği anlaşmasını sürdürmeyiz” dedi.


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ABD ve AB arasında görüşmeleri süren Serbest Ticaret Anlaşması’nda Türkiye’nin durumu ele alındığı ’Yeni dönemde Türkiye-Amerika- Avrupa perspektifi: Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) Fırsatlar ve Riskler’ konulu konferansa katıldı.
Gaziemir Ege Serbest Bölgesi’nde (ESBAŞ) düzenlenen ve 2 gün sürecek konferansa ABD ve Avrupa’dan 200 civarında yerli ve yabancı iş dünyası ve kamu lideri ile siyasetçi, bürokrat, yatırımcı ve yöneticinin katıldı.


“REFERANDUMA GİDECEĞİZ”


Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde 53 yıldır beklediğini ve alınma süreci geldiği zaman bazı ülkelerin referanduma gideceğini belirten Zeybekci şöyle konuştu: “AB’ye tam üyelik önemli ama bundan önemlisi üyelik sürecini yaşamak ve tamamlamak ekonomik, demokrasi, özgürlükler anlamında daha önemli. Biz AB sürecini önemsiyoruz. Bu süreci tamamladıktan sonra AB’ye tam üye olup olmamız göz ardı edilecek bir durum. O gün geldiği zaman Fransa, Almanya ve bazı ülkeler referanduma gidecek. Türkiye de diğer ülkeler gibi bunu referanduma götürecek. Bunu Fransa’nın Almanya’nın referanduma götürmesini adaletsizlik olarak görüyoruz. Bir ülkenizin katılmasını kendi halkına götürmek hukuk dışıdır. Referanduma götürecek bir ülke varsa o da Türkiye’dir.”



“ABD’NİN EKONOMİK İSTİLASIDIR”

Dünyanın ekonomik haritasının üç yıl içinde yeniden çizileceğini ve Türkiye’nin bu süreçte TTIP dışında kalma şansının olmadığını ifade eden Zeybekci şöyle devam etti:” Bugün AB ile ABD’nin sürdürdüğü TTIP görüşmeleri 2017 başında uygulamaya geçmesi öngörülen bir anlaşma. Bu anlama basit bir anlaşma değildir. Ticari, siyasi, kültürü de içine alacak kapsamlı bir anlaşma. Parasal değeri dünya ticaretinin yüzde 50’sinin üzerindedir. Türkiye’nin AB, Gümrük Birliği gerek de bu TTIP dışında kalma gibi bir şansı yoktur. Biz bu organizasyonun içindeyiz. BİZ AB ile Gümrük Birliği Anlaşması olan tek ülkeyiz. Biz anlaşma dışında kalmayı bunu kabul edemeyiz. ABD’nin AB üzerinde elde ettiği hakları Türkiye üzerinde de elde edecek. Bu o demektir. ABD bu hakları otomatik elde ederken, Türkiye ABD üzerinde hiçbirşey elde edemeyecek. Belki sözlerim ileri gitmiş olabilir. Ama anlaşılsın diye söylüyorum. Bu ticari ve ekonomik olarak Türkiye’nin ABD tarafından ekonomik istilasıdır. Biz aynı grup içinde olmak istiyoruz. Eşitlik istiyoruz. ABD ürünlerinin ticaretinin bize gelmesine hayır demiyoruz. Biz de size gelelim rekabet edelim diyoruz.”



“BİZSİZ İMZALARSANIZ…”



Zeybekci, Türkiye’nin TTIP dışında bırakılması dışında Gümrük Birliği anlaşmasının sürdürülemeyeceğini belirterek, “Ola ki TTIP bizsiz imzalarsınız maalesef üzülerek söylüyorum ki Gümrük Birliği bizim için sürdürülemez haline gelir. Sürdüremeyiz. Kendimizi korumak zorunda olduğumuz anlattık. Ve çok iyi anlaşıldığını da biliyoruz. Önümüzdeki dönemde başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere yoğun görüşmeler yapıyoruz. Türkiye yeni serbest ticaret anlaşmaları yapıyor. Boş durmuyoruz. Türkiye çaresizce bekleyecek bir genetik yapıya sahip değildir. Biz duramayız. Onun için Türkiye kadim müttefikimiz ABD ile yapılacak TTIP arasında yer alacak. Bunun aksini kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.


Türkiye ve AB arasında 20 yıl önce imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması’nın Türkiye’yi rahatsız ettiğini ve hiçbir egemen ülkenin böyle bir anlaşma imzalamayacağını ifade eden Zeybekci, şunları söyledi: “Öyle bir anlaşma ki mekanizmasında ve istişare mekanizmasında yokuz. . Gümrük Birliği Anlaşması teknik ve resmi anlamda hakikaten egemen bir devletin imzalamaması gerek ama biz bu anlaşmadan çok faydalandık. Kurumsal, kalite, rekabet anlamında çok önemli etkisi olmuştur. Bu anlaşma kısa vadeli düşünülmüş bir anlaşmadır. Ama maalesef bunların üzerinden de 20 yıl geçti. Ama öyle bir anlaşma ki AB’nin 3. ülkelerle yaptığı bütün anlaşmalara otomatik olarak tabisiniz. Meksika ve Cezayir AB ile serbest ticaret anlaşması imzalayarak, elini kolunu sallayarak Türkiye’ye girecek. Türkiye aynı hakkı bulamayacak. Bırakın hakkı ‘Gel bizimle de serbest ticaret anlaşması yap diyemiyoruz, yanaşmıyorlar. Biz Cezayir ile 9 yıldır masaya oturamadık. Bu bugüne kadar bizi rahatsız etmiyordu. Ama Dünya Ticaret Örgütü’nün asıl amacı özgürlük, eşitlik ve serbestlik. Bu amaçla kuruldu. Ama kitapta yer alan bilgiler bırakılarak STA’lar yapmaya başladı aralarında. AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmalar bizi incitmeye başladı. Bu ülkelerin mallarının doğrudan ülkemize girmesi bizi rahatsız etmeye başladı. Biz de kendi şartlarımızı imzalamaya başladık. Bizimle serbest ticaret anlaşması yapmayanların ürünlerini de tek tek inceleyerek alıyoruz. Türkiye de bu anlamda boş durmuyor. Bizim de 21 tane imzaladığımız serbest ticaret anlaşmamız var.”



“TÜRKİYE NATO VE AB’NİN EN UÇTAKİ KALESİ”


Avrupa ve ABD ile cumhuriyet kuruluşundan bu yana barış üzerine geliştirildiğini vurgulayan Zeybekci, NATO üyeliği ile Türkiye’nin başka bir ekip üyesi haline geldiğini söyleyerek, “Herkesin çocukluğunda en büyük hayali aya çıkan Amerikalıydı. Şimdi aya çıkan Amerikalı ile müttefik olan bir Türkiye var. Biz gerek ABD ile gerek AB ile hep dost olduk. Aynı hatta yer aldık. Yıllarca biz Avrupa’nın, NATO’nun en uçtaki kalesi gibi olduk. Bundan dolayı tehditler bile aldık. Bunları şikayet anlamında söylemiyorum. Resmi görmek için söylüyorum” dedi.

ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler, AB ile Gümrük Birliği ve tam üyelik görüşmeleri içinde olan ülkemizin sürecin dışında kalmaması ve bu ekonomik kazanımlardan fayda sağlamak üzere ivedilikle harekete geçmesinden hareketle ESBAŞ olarak bu konferansı organize ettiklerini belirtti. Güler ayrıca, küresel ticareti yeniden şekillendirecek olan ABD ve AB arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşmasına katılabilmek için Türkiye’nin uzun zamandır sıkı lobi faaliyetleri yürüttüğünü hatırlattı.

ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler de, Türkiye’de yatırımı arttırmanın önemine değinerek, “Özellikle yabancı yatırımcıya ülkemizi tanıtmak ve Türkiye’ye daha fazla yabancı yatırımcıyı çekmemiz gerek. Bunun için AB ile tam üyelik görüşmeleri içinde olan ülkemizin TTIP olarak kısalttığımız, “Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı” sürecinin dışında kalmaması için ivedilikle harekete geçmesi gereği ortaya çıktı” dedi.


TİCARET, YENİDEN ŞEKİLLENECEK


ABD ile AB arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’nın sıradan bir ticari anlaşma olmadığının altını çizen Güler, “Bu anlaşma küresel ticareti yeniden şekillendirecek. Bu anlaşma ile dünya ticaretinin yüzde 60’ı yeniden düzenlenecek. Dünyanın en geniş ekonomik bölgesinin sınırları çizilecek, uluslararası ticaretin standartları yeniden belirlenecek. Taraflar arasında, gümrük vergilerinin sıfırlanması, tarife dışı engellerin kaldırılması ve mevzuatlarda uyumun sağlanmasıyla piyasalara erişimin kolaylaştırılması anlaşmanın temel hedefleri arasında yer almakta. Böylece ABD ve AB arasında yatırım ortamı tümden değişecek. Türkiye, bu kadar önemli bir anlaşmanın görüşmelerine, AB üyesi olmadığı için, fakat AB ile olan gümrük birliği anlaşmamızı hiç dikkate almadan, bugüne kadar dahil edilmedi” ifadelerini kullandı.



KONU HAYATİ ÖNEME SAHİP



Türkiye’nin 1996 yılında AB ile yaptığı gümrük birliği anlaşmasına göre, AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı ticari anlaşmalarda AB’nin sorumluluklarının otomatik olarak Türkiye’nin de sorumluluğu haline geldiğine dikkat çeken Güler sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak üçüncü ülkelerin AB’ye verdiği avantajları Türkiye’ye vermek gibi bir sorumluluğu bulunmuyor. Bu durumda Türkiye üçüncü ülkelerle ayrıca bir anlaşma yapmak zorunda kalıyor. TTIP gibi çok kapsamlı olan ve ABD ile AB devleri arasında yapılacak bu anlaşmanın dışında kalmak hepimizi derinden etkileyecek, Türkiye’nin özellikle ABD ile olan ticaret ve yatırım ortamını tümden değiştirecektir. Konu, tüm iş dünyamızın tüm aktörlerinin çok yakından ve hep birlikte ilgilenmesini gerektiren hayati bir konudur.”



MÜJDELİ SÖZ

Türkiye’nin, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşmasına katılabilmek için uzun zamandır sıkı lobi faaliyetleri yürüttüğüne dikkat Çeken Güler, “Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’nin ABD ve AB makamları ile gerçekleştirdiği yoğun görüşmeler ve girişimleri sayesinde taraflardan ‘teknik görüşme’ sözü almış olması müjdeli bir haberdir. Bu görüşmenin sonuçlarını merakla bekliyoruz” diye konuştu.



“EKONOMİ İLİŞKİ ORTAKLIKLA GELİŞTİRİLEBİLİR”



TOBB Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar yatırım ortaklığının Türkiye’nin geleceği için çok nemli olduğunu belirterek, “Türkiye ve ABD güçlü siyasi anlaşmaya sahip olmasına rağmen ekonomik olarak iyi bir seviyeye ulaşmış değil. Bu anlamda özellikle iki ülke ekonomik bağlarını hızlandırmış bulunuyor. Emtea tcareti giderek artıyor. Ekonomik ilişkiler yatırım ve ticari ortaklıkla geliştirilebilir. Bu ortaklık da bu anlamda çok önemli. Önümüzdeki süreçte doğru adımlar atarsak TTIP bizim için avantaj olabilir. Hem Türk hem Amerikan firmaların sorunları serbest ticaret anlaşmasıyla çözülebilir. Umarım iş dünyası da komite çalışmalarına dahil edilir” şeklinde konuştu.


İzmir Valisi Mustafa Toprak da Türkiye’de yatırım altyapısının dış ülkelerin ortak menfaatleri konusunda önemli avantajlar oluşturduğunu belirterek, “Bu çalışmanın ülkemiz üzerindeki çalışmaları kapsayacak şekilde dahil edilmesi de önemli. Sadece ESBAŞ bile Türkiye’n, gözardı edilemeyeceğini ortaya koymaktadır” dedi.




“KOPARMAMIZ GEREKİYOR”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise, yarım asırdır AB’ye giremeyen bir Türkiye için bu ortaklığın büyük önem taşıdığını belirterek, “Hükümete düşen en önemli görev ya AB ile ya ABD ile yapılan kapsamlı bir ticaret anlaşmasıyla Türkiye’ye verilecek zararın hızlı bir diplomasiyle vazgeçilmez olarak dünya kamuoyuna duyurup bunu kopartmamız gerekiyor. Ülkemizin menfaati bundandır. İnanıp başarmaktan başka çaremiz de yok” diye konuştu.



KİMLER KATILDI?


Toplantıya Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra, Ekonomi Bakan Yardımcısı Adnan Yıldırım, Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hüsnü Dilemre, Savunma Sanayi Müsteşarlığı Sanayileşme Daire Başkanı Bilal Aktaş, TOBB Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar, İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Ekonomi Bakan Yardımcısı Adnan Yıldırım, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hüsnü Dilemre, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkan Yardımcısı Arda Ermut, TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü Dr. Bahadır Kaleağası, TAI Başkanı Muharrem Dörtkaşlı, Kale Grup Teknik Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Türkiye-ABD Ekonomik İşbirliği Türkiye Kanadı 2’inci Dönem Başkanı Osman Okyay, Boeing Türkiye ve Kuzey Afrika Başkanı Bernard Dunn, Lockheed Martin Avrupa ve Amerika Başkan Yardımcısı Jonathan W. Hoyle, Sikorsky Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Genel Müdürü Anand E. Stanley ile Pratt & Whitney Uluslararası Programlar ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Clifford R. Stone katıldı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.