Bursa'da yanlış teşhis can aldı

Bursa'da bir emlakçı ayak ve omuz bileklerinde ağrı olduğu şikayetiyle gittiği hastanede anjiyo oldu. Ertesi gün ise hayatını kaybetti. Ailesi teşhisi koyan doktora dava açıyor.

Bursa'da yanlış teşhis can aldı

Bursa'da bir sağlık skandalı yaşandı. Bursa’da, omuz ve bileklerindeki ağrı sebebiyle gittiği hastanede anjiyo yapılan emlakçı, evlilik yıl dönümünün ertesi günü hayatını kaybetti.
Edinilen bilgiye göre, 41 yaşındaki emlakçi Serkan Öztürk, bileklerindeki ve omuzlarındaki ağrı sebebiyle annesiyle birlikte Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gitti. Kalp damarlarında tıkanıklık olduğu belirlenen Öztürk’e, Uludağ Üniversitesi Kalp Kardiyoloji bölümünde çekilen anjiyografinin ardından kapalı damarların açılması için operasyon yapıldı. Operasyonun ardından by-pass yapılan Öztürk hayatını kaybetti.


Ameliyatı yapan doktor hakkında suç duyurusunda bulunan Öztürk’ün emekli hasta bakıcı annesi Kalbiye Karakaya, "Omuzlarında ve bileğinde ağrısı vardı. Hastaneye normal bir şekilde geldik, yürüyerek, el ele tutuşarak anjiyo kapısına kadar gittik. Oğlumu anjiyoya aldılar. Biz anjiyonun resmini verecek diye beklerken, bütün doktorlar koşuşturmaya başladı. 112 ambulansı gelip elektro şok cihazıyla içeri girdi. Arkadan diğer doktorlar da girerken, ben kapıdan içeri kendimi zor attım. Daha evvel hastanede çalıştığım için elektro cihazına baktım. Elektro şok yapıyorlardı ve cihaz sıfırdı, yani düz çizgiydi. Çocuğumun kalp atışı yoktu. Oğlum anjiyoda öldü. Bağırdım, kendimi yerlere attım. Sonra beni sürükleyerek dışarı çıkardılar" dedi.


Müdahaleden önce anjiyografi çekilip kendilerine bilgi verilmediğini ifade eden Karakaya, "Ben çocuğumun tıkalı damarı var mı yok mu bilmeden müdahale olmuş. Evladım anjiyo yapılırken hayatını kaybetti. Ölümden 2 saat sonra anjiyo yapan doktor İ.B., dışarıya çıkıp, ’Durumu çok kritik, by-passa alacağız’ dedi. Ben de kendisine, ’Madem bu kadar kritikti, anjiyografi sonucuna göre neden by-passa almadınız’ dedim. Cevap vermedi. İmza atmamı istedi. Evladımı ölmüş halde by-passa aldılar. Suçlarını kapamak için bir suç daha işlediler. Benim çocuğum ölmüş halde by-passa alındı. Ben anjiyo doktorundan şikayetçiyim, söylemesi gerekiyordu. Hastaya anjiyo esnasında sorulmaz. Dün evlilik yıl dönümüydü. Ben evladımın evlilik yıl dönümünü mezarında kutladım. Benim çifte kumrularım tek kaldı.Benim evladım öldü, başkalarının evlatlarına kıymasınlar. Ben anjiyo odasına kadar el ele gittim. Nerede bunların Hipokrat yemini? Adalet gereken cezayı verecektir. Türk adaletine güveniyorum" şeklinde konuştu.



8. EVLİLİK YIL DÖNÜMÜNÜ MEZARLIKTA KUTLADI



Öte yandan ölen emlakçinin bir eczanede kalfa olarak çalışan 34 yaşındaki eşi Bilgen Öztürk, "8. evlilik yıl dönümümüzü mezarına giderek orada kutladık. Eşim hastaneye güle oynaya gitti. Her şeyi normaldi. Anjiyoda hasta kaybedilir mi? 34 yaşındayım. Hayatımı kararttılar. Sapasağlam götürdüğüm eşimin hastaneden ölüsünü çıkarttım. Dün evlilik yıl dönümümüzdü. Mezarına gittim, orada kutladım. Bu ihmalin peşini bırakmayacağız. Suçlular cezasını çekene kadar ne gerekiyorsa yapacağız" diye konuştu.



"ÖLÜMÜN STENTLE İLGİSİ YOK"


Anjiyoyu yapan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. İ.B. ise şunları söyledi:

"Hasta acil servis üzerinden, enfarktüs geçirdiği için yoğun bakıma alındı. Yoğun bakımda yatarken, 3. gününde anjiyoya aldık. Operasyon esnasında hastaya 2 tane stent takılacaktı. İlk stenti başarılı şekilde taktık. İkinci stentin takılacağı damar inceydi ve içinde pıhtı vardı. Bu yüzden ikincisini takıp takmamakta tereddüt ettik. Bu sırada ana damarda bir başka problem oluştu ve damar pıhtıyla tıkandı. Ona müdahale ederken operasyon başarılı olamadı. Hastayı acil by-passa almaya karar verdik. Bu esnada hastada kalp durması meydana geldi. Müdahale ile kalp tekrar çalıştırıldı. 112 ekipleri, kalp durması olduğundan dolayı müdahale etmek için desteğe geldi. Hastayı kaybetmemiz stentle ilgili değildir. Ana damarda oluşan başka bir pıhtıdan problem kaynaklandı. Damar tıkandı. Hastanın 10 yıldan beri şeker hastalığı, yüksek tansiyon, böbrek üstü bezinde tümöre bağlı cushing hastalığı vardı. Bu hastalıklardan dolayı ana damarda pıhtı oluştuğunu düşünmekteyiz. Hastayı kaybetmemiz stentle ilgili değil. Stent başarılı bir şekilde takılmıştır. Normalde hastanın isteğine bağlı, anjiyodan hemen sonra stente devam edebiliriz ya da başka bir seansta stenti takabiliriz. Burada hastanın isteği üzerine anjiyodan hemen sonra stent takılmasına geçilmiştir" şeklinde konuştu.


Ailenin suç duyurusunu değerlendiren Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Prof. Dr. İ.B.’nin Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olmasından dolayı, görevsizlik kararı vererek dosyayı üniversiteye gönderdi. 2547 sayılı kanunun 53/2-C maddesi uyarınca soruşturmanın rektörlüğün yetkisinde olduğu öğrenildi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.