Demirtaş-MHP polemiği büyüyor: Son açıklama MHP kanatından geldi!

Devlet Bahçeli'nin 'Viski içip HDP'ye oy veren şerefsizler...' sözlerine Demirtaş, Bahçeli'ye 'Seçmenimize küfür, hakaret edene de bin misliyle aynen iade ediyorum. Bize şeref kavramını kullanmaya kalkmasınlar. Haddini bilsinler' şeklinde cevap vermişti. Demirtaş'ın sözlerine yanıt gecikmedi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Demirtaş'ın bu sözlerine karşılık olarak “Selo bilmelisin ki; 46 yıllık şerefli mazisiyle MHP şerefsize şerefsiz, namussuza namussuz der. Dağdaki teröriste terörist diyemeyenlere şerefli mi diyecektik? Anasının eteğini giyip sokakta polis taşlayanlar kendilerini şerefli mi saymaktadır?" dedi

Demirtaş-MHP polemiği büyüyor: Son açıklama MHP kanatından geldi!

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sözlerine sert tepki göstererek “Selo bilmelisin ki; 46 yıllık şerefli mazisiyle MHP şerefsize şerefsiz, namussuza namussuz der. Dağdaki teröriste terörist diyemeyenlere şerefli mi diyecektik? Anasının eteğini giyip sokakta polis taşlayanlar kendilerini şerefli mi saymaktadır?” dedi.Büyükataman, yaptığı yazılı açıklamada Demirtaş’a şu eleştirilerde bulundu:

SELO NAMLI OĞLAN

“Bölücü Terör örgütü PKK’nın saz heyeti olan partinin solisti Selo namlı oğlan Sayın Genel Başkanımıza laf yetiştirme gayretine girmiştir.
Selo bilmelisin ki; 46 yıllık şerefli mazisiyle MHP şerefsize şerefsiz, namussuza namussuz der. Dağdaki teröriste terörist diyemeyenlere şerefli mi diyecektik? Anasının eteğini giyip sokakta polis taşlayanlar kendilerini şerefli mi saymaktadır? İstanbul’da 3. parti olmuş, terör örgütünün baskısı ve AKP ile 13 yıldır kol kola Kürt kökenli vatandaşlarımızı canından bezdirmek suretiyle silahların gölgesinde alınan oy ne ifade eder? Havuz sefasında iken ülkenin durumu ile ilgili ahkam kesen Selo’ya Kürt kökenli vatandaşlarımız kanmamaktadır. PKK-HDP asla Kürt kökenli kardeşlerimizin temsilcisi değildir, olamaz. Ülkemizin Güneydoğusunda yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımız seçim döneminde partimize de ulaşarak sandık güvenliği ve kendi can güvenliklerinin olmadığını ifade etmişlerdir. Vatandaşı canıyla tehdit ederek alınan sonuç ne kadar sağlıklıdır?

BUKELAMUN GİBİLER

‘PKK sizi tükürüğüyle boğar’ diyen Selo’nun partisinin Milletvekili bir zamanlar DYP’nin anonsçusuymuş. Seçim otobüsünün üzerinde, “İmralı’yı basacağız, Apo’nun kellesini getireceğiz” diye anons yapan bu zihniyetin evrildiği nokta hayrete şayandır. Bukelamun gibi oldukları yerin rengini alan bu tiplerin ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Yarın da hangi tavrı sergileyecekleri, nereye kapak atacakları tahmin edilemeyecektir. Tahmin edilmesi zor olmayan, bunların hiçbirinin Türk milletinin tarafında olmadığı ve olmayacağıdır. Türkçe’yi doğru dürüst konuşamadığımızı da ifade eden zatın Türkçe sevdasını beğenmiş olsak da söylemleri yalan ve yersizdir. Dilerse devletimizin okullarında, halk eğitim merkezlerinde kendileri için Türkçe kursları mevcuttur, katılabilirler.

FLÖRT EDEN SELO’NUN PARTİSİ

MHP’nin saray bahçesinde olduğunu iddia etmesini ise pek yadırgamıyoruz. Malumdur ki kendilerinin geldiği siyasi gelenek devlet geleneğinden bihaberdir. Küçük bir not; o toplantıya TBMM başkanlık divanı üyeleri olarak giden Sayın milletvekillerimiz partimizin görüşünü orada da şereflice dile getirmişlerdir.

Oslo’da, Dolmabahçe’de gözlerden Irak yerlerde yeni aşıklar gibi AKP ile flört eden bizatihi Selo’nun partisinin mensuplarıdır. İradesini Kandil’e, varlığını canilerin emrine seneler evvel devreden malum Eşbaşkanın, BOP Eşbaşkanıyla kıydığı gizli ihanet nikâhının talak-ı selase ile boş olması bizim meselemiz değil kendi aralarındaki ahitle ilgilidir.

ÖRGÜTÜN ETEKLERİ ALTINDA

Terör örtünün etekleri altında siyaset yapanlar, milletvekili sıfatıyla bağdaşmaz. Bunlar milletimiz tarafından dikkate alınmaz. Kürt kökenli kardeşlerimiz Türk milletinin yeri dolmayacak değer ve emanetleridir. HDP’ye oy vermiş olan seçmenlerin de şehit haberleri geldikçe pişmanlıkları tarafımıza ulaşmaktadır. ‘Kırk yıllık kani, olmazmış yani’ diyerek HDP’nin değişmediğini kandan beslenen, terör yardakçısı olduğunu müşahede etmektedirler. Hiç kimse bizi, milletimizin tertemiz ve onurlu mensupları olan Kürt kökenli kardeşlerimizle ters düşüremeyecek, aramıza duvar öremeyecektir. Şunu bir defa bilmek lazımdır ki, bin yıllık kardeşliğin aziz emaneti olan Kürt kökenli kardeşlerimizin ne HDP, ne PKK, ne AKP ne de İmralı’daki emzikli bebek katili temsilcisi değildir.
Kürt kökenli kardeşlerim istismara aldanmayacak, isyana davet eden alçak telkinlere kapılmayacaktır. Doğu ve Güneydoğu üzerinden çıkar sağlayan yabancı uşakları, emperyalizme keşif kolu sağlayan fesat yuvaları Kürt kökenli kardeşlerimizin vahdet kararıyla hüsrana uğrayacaklardır.”


Selahattin Demirtaş ne söylemişti?

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin 'Boğazlarda viski içip HDP'ye ol veren şerefsizler' ifadesine ilişkin, 'Seçmenimize küfür, hakaret edene de bin misliyle aynen iade ediyorum. Bize şeref kavramını kullanmaya kalkmasınlar. Haddini bilsinler' dedi.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Boğazlarda viski içip HDP'ye ol veren şerefsizler" ifadesine ilişkin, "Seçmenimize küfür, hakaret edene de bin misliyle aynen iade ediyorum. Bize şeref kavramını kullanmaya kalkmasınlar. Haddini bilsinler" dedi.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Merkezi'ne Suruç Katliamı için başsağlığı ve geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Suruç katliamının yaşandığı dakikadan bu yana iktidar sözcülerinin Suruç katliamını gerçekleştiren zihniyeti ve kendi paylarını örtmek için akıl almaz manipülasyonlarla, çarpıtmalarla HDP'yi hedef gösterdiğini belirterek, "Neredeyse Suruç katliamının sorumlusu olarak HDP'yi ilan ettiler. Buradan da çok net bir şekilde ortaya çıktı ki AKP'nin Suruç katliamcılarını, tetikçilerini yakalama gibi bir niyeti yoktur. Çünkü sağlıklı bir soruşturmayla, adil bir soruşturmayla Suruç tetikçisi onu Suruç'a getiren, Adıyaman'dan Suriye'ye götüren Suriye'den geri getiren Diyarbakır bombacısıyla irtibatları, MİT ile irtibatı bütün bunlar ortaya çıkarılsa asıl failin siyasi iktidar olduğu ortaya çıkacak. Bu yüzden ilk dakikadan beri Suruç katliamını çarpıtıyorlar. İyi ki öldü diyenden niye daha fazla HDP'li ölmedi diyene kadar Türkiye sağ, ırkçı siyaseti tarihinin en kepaze dönemini yaşadı Suruç katliamı sonrası" ifadelerini kullandı.
Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu ülkenin askerlerini bile bile Ağrı Doğubeyazıt'a ölüme gönderip seçim kazanmak için neler yapabileceklerini orada görmüş tanıklık etmiştik. Maalesef seçimi kaybettiklerinde çılgınlığın boyutları en üst safhaya ulaştı. Suruç katliamı böyle bir zihniyetle Türkiye'de planlanmıştır. Diyarbakır bombacısı halen ortaya çıkarılmış değil. Mersin, Adana parti binalarımızın bombalanması henüz ortaya çıkarılmış değil. Bunların tamamı Suruç katliamıyla bağlantılıdır. Biz Suruç katliamında yitirdiğimiz 31 pırıl pırıl devrimci sosyalisti HDP'nin mücadelesinde yaşatacağız. Suruç'un unutulmayacağını göstereceğiz."

"HÜKÜMETİNDE OPERASYONLARI DURDURMASI PKK'NIN DA SİLAHLARI SUSTURUP ELİNİ TETİKTEN ÇEKMESİ LAZIM"
Ziyarette gazetecilerin sorularını da cevaplayan Demirtaş, bir gazetecinin örgüte elinden silahı çek çağrısında bulunduğu hatırlatarak, bu çağrının bazı çevreler tarafından geç kalındığı yönünde eleştirildiği sorusuna , "Barış çağrısının geç kalmışı olur mu? Bugün biz barışı sağlayabilsek yarın ölme ihtimali olan gençlerimizin ölümünü durdurmuş olacağız. Biz ne zaman savaş çağrısı yaptık ki barış çağrısına geç kaldınız diyor bazı çevreler. Şuanda biz karşılıklı elinizi tetikten çekin çağrısı yapabilecek en meşru gücüz. Ne savaşı körükledik, ne savaş istedik. Ne birileri gibi gerçekten savaş çıkınca onun üzerine siyasetini kuran bir politika ürettik. Biz her zaman barışı savunduk. Durduğumuz nokta değişmedi değişmiyor. Çözüm süreci bitsin diye uğraşan çevreler biran önce çatışma başlasa da oradan nemalanalım diyen çevreler bu savaşın sorumlusudur. 'Son terörist kalıncaya kadar, Kandil'i dümdüz edinceye kadar operasyonlar devam edecek' diyen AKP'dir bunun sorumlusu. Biz son derece makul bir çağrı yapıyoruz. Silahları susturun. Bundan daha açık çağrı olabilir mi? Silahlar susacak insanlarımız ölmeyecek. Ondan sonra siyasetçiler tekrar devreye girecek. Masa çözüm masası, müzakere masası devreye girecek ve biz kendi sorunlarımızı konuşarak çözmek için gayret sarf edeceğiz. Fakat bunun için silahların susması lazım. Hükümetinde operasyonları durdurması PKK'nın da silahları susturup elini tetikten çekmesi lazım. Bazı çevreler bilmeli silahlar susmadan ölüm durmuyor. Ölümü durdurmanın tek yolu silahları susturmak için hep birlikte toplum olarak barış çığlığımızı yükseltmektir" yanıtını verdi.

"SEÇMENİMİZE KÜFÜR, HAKARET EDENE DE BİN MİSLİYLE AYNEN İADE EDİYORUM"
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Boğazlarda viski içip HDP'ye ol veren şerefsizler" ifadesinin hatırlatılması üzerine Demirtaş, "HDP İstanbul'da 3.partidir. Bu Türkçeyi doğru dürüst konuşamayan Türk milliyetçilerinden daha fazla oy almıştır. Küfür hakaret sözcükleri kullanmadan cümle kuramayan bu zatlar iyi bilmeli ki HDP Türkiye'nin en yoksul mahallelerinden oy almıştır. Öyle 3.parti olmuştur İstanbul'da. Tek bir seçmenimiz bile bizim için kıymetlidir. Bize oy verenin iradesine biz sonuna kadar sahip çıkarız. Seçmenimize küfür, hakaret edene de bin misliyle aynen iade ediyorum. Seçim öncesi hırsızdan hesap sorarız deyip seçim sonrası hırsızın sarayında zevk sefa sürenler midir şerefli olanlar. Bize şeref dersi veya şeref kavramını kullanmaya kalkmasınlar. Haddini bilsinler" karşılığını verdi.
Bombardıman sırasında sivillerin yaşamını yitirdiği iddialarının TSK'nın yalanladığı ve hükümet cephesinden Bülent Arınç'ın 'bu alçakça yalandır' sözlerinin sorulması üzerine Demirtaş, "Bizim dünkü PM ve MYK toplantılarımız sonrasında hava saldırılarında sivillerin katledildiği köy Zergele Köyüne bir HDP heyetinin gitmesi kararlaştırıldı. Bugün veya en geç yarın sabah yola çıkacak arkadaşlarımız. Aralarında bir grup milletvekilimizin de bulunduğu bir heyet olay yerinde tespitler yapacaklar. Eğer Dışişleri Bakanlığı veya AKP yetkilileri ya da Bülent Arınç arzu ediyorsa heyetimize katılabilir. Gidip alçaklı bizatihi yerinde görmek istiyorsa buyursun gelsin. Biz çünkü ille öyle oldu demiyoruz. Alçaklık nedir yerinde gözlemleyeceğiz. Birkaç gün sonra da rapor gelecek açıklayacağız" ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.