Eskişehir'de maden işçilerinin öldürülmesine sanatla protesto

Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Öğretim Görevlisi Özgür Kaptan tarafından yapılan ve Soma faciasını temsil eden 301 baretten oluşan dev kapı görenleri hayran bırakıyor. 301 baretten oluşan kapı Tepebaşı Belediyesiin önüne yerleştirildi.

Eskişehir'de maden işçilerinin öldürülmesine sanatla protesto

Soma faciası unutulmadı. Yurdun dört bir yanında Soma için çeşitli etkinlikler yapılırken bu etkinliklerden en özgününü Eskişehir gerçekleştirdi. Maden kazasında ölen 301 anısına 301 baretten oluşan dev kapı Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Öğretim Görevlisi Özgür Kaptan tarafından yapıldı. Bu sanat eseri Tepebaşı belediyesinin önünde sergileniyor.


Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasına adanan 8’inci Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda Özgür Kaptan ve ekibi tarafından iki haftalık süre içinde yapımı tamamlanan ve 301 baretten oluşan kapı, yarı açık biçimde ve içerisinde görünen kömürlerle belediye önündeki alana yerleştirildi.


Kapının anlamlı bir eser olduğunu ifade eden Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Soma’daki maden faciasının unutulmaması için olayı simgeleyen eserlerin ülkenin çeşitli yerlerinde sergilenmesi gerektiğini söyledi. Sempozyumun son günlerine yaklaştığını hatırlatan Ataç, “Bu sempozyumun en önemli ilkelerinden birisi de Soma’da kaybettiğimiz 301 madencimize ithaf etmiş olmamız. O ithafla beraber iki sempozyum sanatçımız 301 madencimiz için eserlerini geliştirdi. 301 baretin olduğu ve bir maden kapağının açıldığı, işin esas sıkıntısını oluşturan trafoyu simgeleyen iki kapak ve içinde maden bulunuyor. Kapağın üzerinde de 301 bareti sergileyen bir eser görüyoruz. Bu çok anlamlı bir eser oldu. Dileğimiz, Türkiye’de maden kazalarının sonlanması ve boşu boşuna bu hayatların kaybolmamasıdır. Bunu unutmamamız gerekiyor ve unutmamak için bu işi simgeleyen eserlerin ülkede çok yerde sergilenmesi gerekiyor. O açıdan hem sempozyum alanında çok büyük bir madenci heykelimizle bu işin ana ilkelerini vurguladık, bir taraftan da sanatçılarımız bu işi önemseyerek eser ortaya çıkardılar” dedi.


Ataç, bina yanında manyezit işçilerini simgeleyen vitray ile 301 baretten oluşan kapının birbirini tamamladığını ve her ikisinin de önemli bir bellek olduğunu da sözlerine ekledi.


Eserin sahibi Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Öğretim Görevlisi Özgür Kaptan, madenciler için bir anı teşkil eden projede yer almaktan büyük onur duyduğunu kaydetti.



"MADEN ŞEHİTLERİNİ UNUTTURMAMAK ADINA BÖYLE BİR KAPI YAPMAK BENİ HAYLİ GURURLANDIRDI”"



Eserin tamamının elle şekillendirildiğini anlatan Kaptan, şöyle devam etti:


“Daha önce pişmiş toprak sempozyumlarında da çalışmıştım. Burada kendi işimle yer almak benim için gurur verici. Konunun da çok yakın geçmişten olması ve unutturmamak adına böyle bir kapı yapmak beni hayli gururlandırdı. Kapının üstünde 301 baret var. İki hafta içinde yetiştirmeye çalıştık. Elle şekillendirildi hepsi ve açıldığında içinde kömürler gözüken bir kapıyı andırıyor. Madene gönderme yapıyor. Kapaklardan biri hep açık kalacak demiştik, aslında ikisi de yarı aralıkla içeride kalan madenci ya da bundan sonra alınacak tedbirlere bir mesaj göndermek istiyorum. Belediye binasının yanında olmasının da çok önemi var.”


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.