Cem Yılmaz'ın Yeni Filmi

Cem Yılmaz'ın yeni filmi çok farklı olacak. Cem Yılmaz'ın yeni filmi GORA ile Hokkabaz'ın arası gibi olacağı şeklinde söylentiler gelmeye başladı. Cem Yılmaz'ın yeni filmi nasıl olacak,kimler oynuyor,ne zaman sinemeya verilecek gibi merak ettiğiniz haberleri sitemizden takip edebilirsiniz.

Cem Yılmaz'ın Yeni Filmi

Cem Yılmaz'ın yeni filmi büyük bir merakla bekleniyor...
Cem Yılmaz “Pek Yakında” dediği anda biz de beklemeye koyulmuştuk. Çünkü Cem Yılmaz ne yaparsa yapsın kendine ait dokunuşunu işine katabilen bir adam. Komedyenlere burun kıvırma devrini de çoktan geçtik ne de olsa, rahat rahat bekleyebildik ‘Pek Yakında’yı. Filmin basın gösterimine büyük ilgi vardı. Cem Yılmaz da pek çok yapımın
aksine basın gösterimine geldi, saygılarını sundu sağ olsun. Genelde bu işler galalarla saklanır çünkü. Bunu bir PR yapmaktan çok bir saygı olarak algıladık biz.

Hokkabaz’la birlikte Cem Yılmaz’ın iyi bir yönetmen ışığı taşıdığı, iyi de bir hikâyeci olduğu kafama dank etmişti. G.O.R.A., A.R.O.G. ve Yahşi Batı, onun ‘komedyen’ kısmını ön plana çıkaran filmlerdi şüphesiz. Ama Pek Yakında’yla filmci olan Cem Yılmaz tekrar karşımızdaydı. Daha önce Hokkabaz ve Her Şey Çok Güzel Olacak’ta gördüğümüz adam. İlk seçeneği tercih etse milyonlar kaldıracak bir film yapabilirdi Yılmaz, ama o zaman filmci olma iddiası azalırdı. Bu açıdan filmin bu tercihine saygı duymak gerektiğini düşünüyorum. Ama bir yandan da Hokkabaz’a oranla parodiye çok daha yakın durduğunu belirtmek de gerek. Film korsan CD işini bırakmak isteyen eski bir figüranın, eşini ve çocuğunu geri kazanmak için dizilerde oynamış karısına çaktırmadan bir yapımcı olma ve onu filme dâhil etme macerasını anlatıyor. Avatar 2’nin korsan hâlini başkasına satan ve bunun parasıyla filmini finanse eden Zafer’in hikâyesi sırasında karşımıza ilginç ama bir o kadar da tanıdık karakterler de giriyor tabii ki.

YEŞİLÇAM’A SAYGI DURUŞU

Rejisör eskisi hassas ve kırılgan yürek Ahben (Zafer Algöz), onun tam karşıtı maço ve zanaatkâr Yeşilçam malzemecisi Ejder (Özkan Uğur) ve şöhretten burnu kalkmış aktör Boğaç Boray (Ozan Güven) bütün klişeleri filmin durduğu saygı duruşu uğruna uyguluyorlar. Yeşilçam’ın zamanında tutturduğu komedi-drama türünün tüm gereklerini yerine getiriyorlar. Bu bir dezavantaj olarak görülecek olsa da filmin yapmak zorunda olduğu şey. Boğaç karakteri çok oturmamış film boyunca ama diğer karakterler keyifli. Filmin ana muhasebesi bu olunca, günümüze uzanan espriler gözden daha uzak kalıyor tabii ki algıda. Halbuki Cinahgir entelektüelleri, şöhretli isimlerin üzerinden yapılan espriler ve en komiği de oyuncuların kendileriyle dalga geçtiği sahneler oldukça komik. Yeşilçam filmlerine yapılan göndermeler de (Gulyabani gibi) suratta sıcak bir tebessüm yaratıyor.

CEM YILMAZ'IN POTANSİYELİ DAHA FAZLA

Şimdi basın gösterimi sonrasında dillenen bazı şeylerden bahsetmek istiyorum:
- Bir Hokkabaz daha bekleyen çoğunluktaydı. Pek Yakında, bir Hokkabaz değil.
Parodiye tabiatı ve seçimleri dolayısıyla çok daha fazla yaklaşıyor. Ama GORA gibi dakika başına iki espri beklenecek bir film de değil. Bunları bilerek Pek Yakında’nın farklı bir film olduğunu anlayarak
beklentileri oluşturmak gerekiyor.
- Filmin süresinin daha kısa olması gerektiği eleştirisine katılıyorum. 130 dakikalık süresi, bir parodi için dikkat dağıtıcı olmuş.
- Ürün yerleştirmelerin espriyle birlikte filme sokulması işi daha sempatik yapmıyor buna da katılıyorum.
Sonuç itibariyle ‘Pek Yakında’ kötü bir film kesinlikle değil, iyi bir seyirlik ama bize Cem Yılmaz’ın bir sinemacı olarak da daha fazla potansiyeli olduğunu hatırlatan bir film. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.