Medya Patronu Taksici Oldu

Karşı gazetesinin sahibi ve aynı zaman tekstilci olan Turan Ababey, işlerini kaybetti ve şuan taksicilik yapıyor. Detaylar...

Medya Patronu Taksici Oldu

9 Şubat 2014’te yayın hayatına başlayıp 65 gün akabinde , okuyucularına veda eden Karşı gazetesinin sahibi Turan Ababey işini kaybetti, şimdi taksicilik yapmakda . Karşı gazetesinin sahibi tekstilci Turan Ababey, gazetenin kapanmasının ardından işini de kaybetti. Hacizlerle çabalayan Ababey, bir akrabasının taksisinde şoförlük yapmaya başladı. Karşı gazetesi ‘Yalana karşı gerçeğin gazetesi’ sloganıyla dokuz Şubat 2014’te yayın hayatına başlamıştı. 65 gün akabinde , 14 Nisan’daki nihayet sayısıyla okuyucularına veda etti. Gazetenin sahibi Turan Ababey, çalışanların paralarını ödememekle suçlandı. Daha akabinde da sessiz sedasız ortadan kayboldu. İstanbul sokaklarında gece taksicilik yapmaya başlayan Ababey, Hürriyet’ten Eyüp Serbest’e açıkladı ve yaşadıklarını şu şekilde söyledi :

GEZİ’DEN ETKİLENDİM MEDYA İŞİNE GİRDİM
“Gezi Parkı protestoları esnasında Eren Erdem’le tanıştık. Arkadaş olduk. Gazete projeleri vardı. Finansman arıyorlardı. Beraber araştırdık. Gazeteyi çıkartacak kadar paramız vardı. Yazarlarla konuştuk. Birçok kişinin düşüncesini aldık. Günlük 30 bin gazete satabilirsek kendi kendine yetecek güçte bir gazete kurabilirdik. Günlük 30 bin tiraj alırsak kendimize yetiyorduk. Öyle bir vaziyet oldu ki... Eş, dost, akrabalardan insan alındı. İşe 110 çalışanla başladık. Projede 34 çalışan olacaktı. Çalışan sayısını 30 bin tirajdan hesaplamıştık. Çok insan alınmasının nedenini 100 bin tirajlık insan alıyoruz diye açıkladılar. Gazete içinde bölünme oldu. Eren Erdem’in insanları ve Kutlu Esendemir’in insanları diye. Kutlu’nun ekibi daha çoktu. Bu kişiler Eren Erdem’le çalışmak istemediklerini söylediler. Ben de Eren’i göndermek mecburiyetinde kaldım. Kutlu bazı planlamalar yaptı. 2. defa çıkmış gibi olacaktık. Bu zamanda tirajımız da fena düştü . Son dönem gazetenin üzerinde çok büyük bir baskı vardı. Kâğıt alamıyorsunuz, kimse gazeteyi basmak istemiyor. Kâğıtçı, “Parasını verseniz de size kâğıt veremem” söylüyordu . Son olarak Ağaoğlu’nun reklamını aldık. İlanın bedeli 6800 liraydı. Twitter’da bu olay büyüdü. 3 yazarımız istifa etti. Bundan dolayı okuyucular da koptular. Çöküşün sebebi bu oldu. Ağaoğlu’ndan da o reklamın parasını alamadık. "HABERLERİN TEK KELİMESİNE KARIŞMADIM"
Gazetenin çıktığı ilk günden, kapandığı güne kadar bir bir harfine bile karışmadım. Gazeteciler yazdı, gazeteciler belirtti . Ancak Türkiye’de gazete çıkartmanın zorluğunu gördüm. Türk’e Türk diyemiyorsun, Kürde Kürt diyemiyorsun, Terör Örgütü PKK ’ya Terör Örgütü PKK diyemiyorsun. Böyle düşünüyorsun ve senin gibi düşünen 30 bin şahıs bulacaksın. Gazeteyi kapattığımızda çalışanların 14 günlük alacakları vardı. Bizim de alacağımız paralar vardı. Çalışanlardan Hakkı Burak Öz’e temlik verdim alacaklar için. Ama kimse bunu söylemedi. Gazetede direniş başladı. Destek için gelen siyasiler sadece çalışanlarla açıkladı . Kimse bir defa bile beni dinlemedi. CEMAATTEN KİMSEYİ TANINMAM
Direniş 47 gün sürdü. Sonunda binaya gittiğimde bomboştu. Bütün malzemeler taşınmış ve satılmıştı. Malzemelerin bir bölümünün satıldığı yerleri buldum. Malzemelerin satışıyla ilgili suç duyurusunda bulundum. Eşyaları satan 39 şahıs ve alan 3 kişiyle ilgili suç duyurusunda bulundum. Bu soruşturmayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Gazetenin isim hakkını 120 bin TL’lik borca karşılık devrettim. Daha akabinde çağ alanlar da 55 bin TL’ye satmışlar. Cemaatçi yaftasını ilk olarak bir köşe yazarı yapıştırdı. Sonra hep konuşuldu. Ben bu yaşıma kadar Cemaat mensubu hiç kimseyle görüşmemiştim. Gazete çıktıktan akabinde tanışma birleşimi için her yere olduğu gibi TUSKON’a da gittik. Bir defa görüşmemiz oldu. Ben Iğdırlıyım. Azeri kökenliyim. Caferiyim. Ama gazetenin bununla da alakası yok. ŞİMDİ GÜNDE 60-70 TL KAZANIYORUM
Gazete kapandıktan akabinde hiç konuşmadım. Adıma ve şirketime açılmış 84 tane dava var. Tekstildeki işlerimiz de olumsuz gitti. İşyerimize, araçlarımıza, her şeyimize haciz yağdı. Manevra yapılacak olan bir alanım kalmadı. İş arıyorum kimse çalıştırmak istemiyor. Adımızdan korkuyorlar. Bunalıma girmiştim. Aylarca anti depresan haplarla ayakta durdum. Bir akrabam taksicilik yapıyordu. Gel çalış diye belirtti . Mecburen takside çalışmaya başladım. Öğle saat 15.00’te başlıyorum. Sabah 04.00’te arabayı teslim ediyorum. Günlük kazancım hafta içi 60-70, hafta sonu ise 100 liraya çıkıyor. Ama bel fıtığı dolayısıyla bir hayli zorlanıyorum. Son birkaç gündür de çalışmaya çıkamadım. Gazetenin en tepe yöneticisinden çaycısına kadar kimse benim durumuma düşmedi. Buradan da tekstil firması sahiplerine duyuruyorum. Tekstil işinden iyi anlıyorum. İş arıyorum. Biz bir gazete kurduk. Kötü bir şey yapmadık. İnsanların doğruya ulaşması için iyi bir işti. Yine olsa tekrar yaparım."
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.