PKK, İŞİD ve FETÖ diye yazılır ABD diye okunur !


Murat ERAT

Murat ERAT

21 Ağustos 2016, 17:14

Özelde Amerika’nın genelde ise Batı’nın dünyayı yeniden şekillendirme sürecinde önemli bir rol oynayan terör yapılanmaları aslında tek bir noktaya hizmet ediyor.

Ortaya çıkış tarzları, yapılanmaları, sözde idealleri ve isimleri farklı olsa da tüm terör örgütleri Batı güdümünde hareket ediyor. Özellikle kendilerini gelişmiş ülkeler olarak gören devletler topluluklarının Ortadoğu olarak adlandırdıkları coğrafi bölgede meydana gelen son 80 yıllık süreç değerlendirildiğinde, bu bölgelerde ortaya çıkan tüm terör yapılanmalarının Batı’ya hizmet ettiği görülecektir.

Ortadoğu’yu yeniden yapılandırma çabasında olan Batı, buradaki konjonktürel gelişmeleri hemen kendi çıkarı doğrultusunda yapılandırıyor. Artık içinde Türkiye’nin olduğu kötü hesaplarını bilmeyen kalmadı. Batı geçmişte olduğu gibi günümüzde de hain ve bilindik senaryolarını birtakım taşeronlar eliyle uygulamaya koyarak Ortadoğu’da yeni bir harita oluşturmaya çalışıyor. Bu ideali için de gerek, dünyanın en büyük terör örgütü CIA veya bölgesel terör grupları ile ortak hareket ediyor.

Batı’nın en güçlü aktörü ABD, yeni dünya düzeni olarak adlandırdığı anarşist ve insan haklarından nasibini almamış söylemlerini ülkeler içinde olgunlaştırdığı terör örgütleri ile pratiğe dönüştürüyor. Her fırsatta insan hakları ve demokrasi gibi içi boş ilkeleri dillendiren ABD, dünyadaki en büyük terörist ülke olduğu gerçeğinin görmezden gelinmesini sağlıyor.

ABD’nin yeni dünya düzeni idealindeki en önemli kilit ülke hiç şüphesiz ki Türkiye. Osmanlı Devleti’nin külleri üzerine inşa edilen ve her dönemde darbeler, ekonomik ve siyasi krizler ile yıpratılarak büyümesi engellenen Türkiye, 2000’li yılların başına kadar kolay bir yem olarak görülüyor ve sonraya saklanıyordu. Çünkü her 5-10 yılda bir kendi içinde ortaya çıkan ekonomik krizler ve darbeler ile uğraşan ve girdiği her handikaptan sonra Batılı ülkelere borçlandırılarak zayıf kalan Türkiye onlar için kolay bir yem olacaktı.


AK PARTİ İKTİDARI BATININ HESAPLARINI BOZDU

2002 yılından beri AK Parti öncülüğünde başlatılan kalkınma ve özgürlük hareketi, Türk halkından tahmin edemedikleri destek gördü ve artık her akanda adından söz edilir yepyeni bir Türkiye ortaya çıktı. Ekonomiden siyasete, eğitimden sağlığa, teknolojiden insan haklarına kadar birçok alanda üzerindeki prangaları kıran Türkiye Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yepyeni ufuklara yelken açıyordu.

Merhum Cumhurbaşkanları Adnan Menderes ve Turgur Özal tarafından oluşturulmaya çalışılan ve her dönemde halkın desteğinin büyüdüğü Ak Parti iktidarı tarafından geliştirilen "Yeni Türkiye" imajı başta ABD olmak üzere tüm Batı devletlerini rahatsız ediyordu. Çünkü Yeni Türkiye, IMF’den para dilenen bir ülke yerine IMF’ye borç vermek isteyen bir ülkeye,  Batı’dan silah anlaşmaları yapan bir ülke yerine kendi savunma sanayisini oluşturan bir ülkeye, hastaların hastane koridorlarında öldüğü bir ülke yerine dünyadan en iyi sağlık tesislerinin olduğu bir ülkeye, vesayetin ve derin devletin egemen olduğu bir ülke yerine halkın egemen olduğu bir ülkeye, 79 yılda 6 bin km yol yapılan ülke yerine 12 yılda 20 bin km modern yol yapılan bir ülkeye, 65 kişilik sınıflarlar eğitim yapılan bir ülke yerine modern eğitime geçilen bir ülkeye dönüşmenin adıydı. 

İşte bu Yeni Türkiye ideali için yapılan hızlı dönüşüm Batı’yı rahatsız etmişti. Ondan dolayıdır ki; Gezi olayları, bölücü terör örgütleri, asla astarı olmayan sözde yolsuzluk operasyonları ve sözde islami terör örgütleri ile Türkiye yakaladığı kalkınma ve gelişme çizgisinden kaydırılmaya çalışıldı.

Türkiye’yi kolay lokma haline getirmeyi amaçlayan ABD, Türkiye halkının hassas duygularını suiistimal ederek ülkeyi her zaman bir yangın yerine dönüştürmeyi amaçladı. Kürt insanlarının duygularını kullanarak, sözde kürt örgütü olan PKK’yı yıllarca besleyen ABD, Kürt Halkı tarafından dahi tam destek bulamayan bu hain örgütü her zaman amaçları için kullandı.

Daha önce ABD tarafından oluşturulan misyonunu tamamlayarak ortadan kaldırılan El-Kaide ve diğer radikal örgütlerin devamı olan DAEŞ / İŞİD terör örgütü de misyon olarak PKK’dan farklı değil. Ortadoğu’yu yenilen haritalandırmak isteyen ABD’nin birçok ülkeden eş zamanlı olarak kullandığı tetikçi bir örgüt olmaktan öteye geçemeyen İŞİD, tüm kurum ve idealleri ile ABD’ye hizmet ediyor. Son iki yıldır Türkiye’de gerçekleştirdikleri eylemler ile ülkede kaos yaratılmasında kullanılan İŞİD, aslında ABD’nin bir yan kuruluşu gibi hareket ediyor.

Son 40 yıldır ülkemizdeki dini hassasiyeti olan insanların halis duygularını sömüren ve devlet içinde paralel bir yapı oluşturan FETÖ’nün de genel anlamda PKK veya İŞİD’ten bir farklı yok. Bu eli kanlı terör örgütü de en temel eksende ABD’ye hizmet ediyor. Artık FETÖ  lideri hain Gülen’in CIA ve diğer Batılı ajan örgütleri ile olan ilişkisini bilmeyen kalmadı. Kendi tabanı bile artık Gülen’in ABD kölesi bir din simsarı olduğunu kabul etti.

Yeni Türkiye idealinin karşısında ABD’nin son olarak sahneye çıkardığı FETÖ, genel misyon açısından diğer örgütler ile aynı olsa da aslında toplumsal dayanakları açısında en tehlikelisi olarak ön plana çıkıyor. Çünkü AK Parti döneminden insanların en zayıf yönleri dini hassasiyetleri idi. 28 Şubat sürecinden çıkan dini kesimin bir kısmı bu paralel hain yapılanmaya farkında olmadan destek oldu.

Fakat su testisi su yolunda kırıldı ve 15 Temmuz akşamı, kendi halkını katleden bu hain FETÖ, tüm çıplaklığı ile gün yüzüne çıktı. Halen de bilinmeyen yönleri açığa çıkmaya devam eden bu derin yapı karşısında tecelli eden “millet iradesi” ABD’nin bu senaryosunun da hezimete uğramasını sağladı.

15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığı direktif ile tüm varlığı ile ölüme giden halk, milletin iradesinin üzerinde hiçbir gücün olmayacağını gösterdi. 15 Temmuz Direnişi, her ne kadar hain FETÖ’ye karşı yapılmış bir direniş olsa da aslında bu direniş hareketi ABD’ye karşı yapılmış bir darbe idi.

Hain darbe girişimi gecesi, ABD’nin darbe teşebbüsünün başarısız olduğunu anlamasından sonra sahte destek mesajları yayınlaması, darbeci hainlere destek veren uçakların incirlik üssünden kalkması, darbeci generallerin teşebbüs öncesinde ABD’li yetkililerden brifing almaları aslında FETÖ’nün de maşa bir örgüt olarak kullanıldığını gösteriyor.

Gerek PKK, gerekse de İŞİD veya FETÖ aslında aynı amaçlara hizmet eden ve ABD tarafından desteklenen, temel amaçları ise “Yeni Türkiye” idealini çökertmek olan hain örgütlerdir. Bu örgütlerin ortak adı ise ABD’dir.
 
 
Not: Bu makale yazarımız Murat Erat tarafından sadece Etraf.com.tr için yazılmıştır ve içeriğinin tüm telif hakları Etraf.com.tr'a aittir. Yazılı izin almadan yazının tamamının veya bir kısmının kopyalanması, yayınlanması kesinlikle yasaktır. İçerik ile ilgili tüm hukuki haklarımız saklıdır. Yazılı izin alarak, içeriği yayınlayabilirsiniz.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
SelçukKK - 1 yıl önce
Yerinde bir tespit olmuş. Ama ABD yanında özellikle Almanya ve İngiltere'ye de değinilmesi lazımdı.
Avatar
Hızır50 - 1 yıl önce
Abd mutlaka birgün yok olacaktır. Bunu biz veya çocuklarımız belki görmez ama torunlarımız görecektir.
Avatar
Cevdet KÜLEKCİ - 1 yıl önce
Yorumlarınızın ne kadar doğru olduğunun ispatı bugünkü liderler zirvesindeki A.B.D başkanına yapılan muameleden'de anlayabilirsiniz. Türkiye herkese kimin ne olduğunu gösterdi.
Avatar
Eski AKPli - 9 ay önce
Hem ABD'ye AB'ya her yere sallarız.. Hem ABD söyleyince, Suriyeye girer, söyleyince de dışarı çıkarız... Suriye gençleri, bizim namusumuzu dikizler, biz ise oraya giderek onlar için külhan beyli yaparız.. İş yokken, iş çıkardık... FETÖ desen, kaçan kaçtı, giden gitti, olan garibana oldu... Darbe ise muallakta, böyleyken birde yangından kaçarcasına anayasa değişikliğine gidiliyor.. sağlıklı değil! HAYIR diyorum.