Fıtıktan bıçak altına yatmadan kurtulun!

Toplum olarak kronik hastalıklarımız arasında olan bel ve boyun fıtığı hareketsiz yaşam gibi birçok faktöre bağlı olarak gelişebiliyorken tedavisi konusunda sevindirici haberler var. Alınan bilgilere göre bel ve boyun fıtığı artık ameliyatsız tedavi edilebilecek. İşte o tedavinin ayrıntıları..

Fıtıktan bıçak altına yatmadan kurtulun!

Gelişen teknoloji sonucu insan yaşamı kolaylaştıkça bel ve boyun fıtıkları daha sık görülür oldu. Beyin Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Cezmi Ük ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Başak Öğüt Perktaş “Buna karşın gelişen teknoloji sayesinde daha çok hastayı ameliyat etmeden tedavi edebiliyoruz” diyor. Özellikle son 10 yıldır uygulanan PELD (tam kapalı endoskopik diskektomi) sistemi sayesinde, hastaya diğer cerrahilere göre çok daha düşük riskle, kansız ve hastanede yatmasına gerek kalmadan şifa verilebiliyor. Her hastalıkta olduğu gibi bel ve boyun fıtıklarında da doktorun ayrıntılı muayenesi gerekiyor. MR, röntgen grafileri, sinir ölçümleri ve kan tahlilleri tanıyı kesinleştirici yardımcı teşhis metotlarının en önemlileri arasında bulunuyor. Bunların yeterli olmazsa tanıyı kesinleştirmeye yarayan sintigrafi, diskografi, myelografi gibi ek tetkikler gerekebiliyor.

AMELİYATSIZ TEDAVİ MÜMKÜN MÜ?


Bel ve boyun fıtıklarının bazı şartlar dışında çoğu zaman ameliyatsız tedavi edilmesi mümkün olabiliyor. Disk yırtılıp dışarı akmadıysa ve bu durum sinirlerde hasar yaratmadıysa tedavi çoğu zaman ameliyat dışı yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Yeni gelişen teknolojiler hastaların ameliyatsız tedavi olma oranlarının her geçen gün artmasını sağlıyor. Cerrahi tedavi kaçınılmaz olduğunda bile çoğu zaman hasta çok sınırlı bir müdahaleyle tedavi edilip günler içinde normal hayatına dönebiliyor.

TEDAVİ YÖNTEMİ HASTAYA GÖRE DEĞİŞİR

Uzmanlar “Hastalık yoktur, hasta vardır. Çok büyük fıtığı olan bir hastaya öncelikle medikal tedavi, bazen de küçük bir fıtığa cerrahi müdahale önerebiliyoruz” diyor. Hastanın yaşı, işi, sosyal durumu, hastalığının süresi ve eşlik eden rahatsızlıklar verilecek tedavi kararında etkin olan faktörler arasında bulunuyor. Bel ve boyun fıtıklarının tedavisinde bugün gelinen noktada çok gerekmedikçe cerrahi müdahale yapılmaması, mutlaka cerrahi gerekiyorsa da bu işlemin hastaya en az zarar verecek düzeyde, kontrollü ve sınırlı olması tercih ediliyor. Örneğin artık fıtık için neredeyse hiç açık cerrahi önerilmediği gibi çoğu zaman PELD (tam kapalı endoskopik fıtık ameliyatı) bile yeterli olabiliyor. Kansız ve hastanede yatmayı gerektirmeyen bu yöntem sayesinde hasta birkaç gün içinde işine ve sosyal yaşamına dönüş yapabiliyor.

En önemli şeyin doğru tedavinin doğru zamanda yapılması olduğu belirtiliyor. Doğru teşhisle, doğru zamanda, doğru yapılmış bir ameliyatta başarı oranı yüzde 90’ları buluyor. Bel ve boyun fıtığı ameliyatlarından sonra yüzde 4-7 hastada nüks oluşabiliyor.

Bu noktada cerrahların, hastanın operasyonu sırasında, özellikle de mikroskopik ya da endoskopik ameliyatta, diskin tümünü çıkarmalarının imkânsız olduğunun unutulmaması gerekiyor. İçeride kalan materyal, yerinden koparak yüzeye doğru yer değiştirip sinire tekrar basabiliyor. Bu durum bu tip hastaların ikinci ya da üçüncü kez opere edilmek zorunda kalmalarıyla sonuçlanabiliyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.