Bahçeli'den Erdoğan'a Şok Sözler: Yerli Hitler'e İhtiyacımız Yok

Erdoğan'ın Türkiye'de yönetim sistemi değişmiştir sözlerine tepki büyüyor. Siyasetçiler ve hukukçuların tepkileri Erdoğan'ın sözlerini gaflet ve delalet içerisinde söylediği yönünde. Muhalefet lideri Bahçeli ise Yerli Hitler'e İhtiyacımız Yok sözleri ile eleştirisini yaptı.

Bahçeli'den Erdoğan'a Şok Sözler: Yerli Hitler'e İhtiyacımız Yok

 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, “İster kabul edin ister etmeyin; Türkiye'de yönetim sistemi değişmiştir.” açıklamasına twitter'dan cevap verdi. Erdoğan'ın açıklamalarına sert tepki gösteren Bahçeli, "Bizim yerli üretim Hitler'e, Stalin'e, Kaddafi'ye tahammülümüz olmaz, bu iyi biline. Düzeni değiştirmek, yerine rüşvet ve yolsuzluk düzeneğinin değişebilirliğini anlaşılabilir tarzda izah eden muhatap değil, mehabet kazanır." ifadelerini kullandı.

İşte DEVLET BAHÇELİ'nin açıklamaları:

"Türkiye Cumhuriyeti aziz şehitlerimizin sayısız ve hayranlık verici mücadeleleriyle kuruldu. Son sözü Türk'ün zafer naraları söyledi. Milli mücadele Türkiye'nin önsözü, bağımsızlığımızın destansı dirilişi, geçmişin daha emin vasıtalarla devamından başka bir şey değildi. Yönetim sistemimizin harcı savaş meydanlarında karıldı. Millet Cumhuriyet'te karar kıldı, bu bahis hiç açılmamak üzere ebediyen kapatıldı. İster kabul edelim, ister etmeyelim; Türkiye'nin yönetim sistemi değişmiş! Hayırdır, bu ülkede savaş veya darbe oldu da biz mi kaçırdık?

'ANAYASAL DÜZEN YIKILDI DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK'

Sistem düzen demek. Yönetim sisteminin meşruiyeti millet iradesine ve Anayasa'ya dayalıdır Anayasal düzen yıkıldı da bizim mi haberimiz yok!

Neyin hukuki çerçevesinden bahsediliyor, hangi habis emelin Anayasa'yla netleştirilmesi isteniyor? Bu cüret ve aymazlıkla nereye gidiliyor?

Evlatlarımız her gün şehit ediliyor, hainler sözde özerklik ilan ediyor. Sistem değişti diyenlerle, sistem katilleri aynı paydada buluşuyor.

'BİZİM YERLİ ÜRETİM HİTLER'E, STALİN'E, KADDAFİ'YE TAHAMMÜLÜMÜZ OLMAZ'

Patlayan bombalar, isabet eden mermiler canlarımızı havaya uçuruyor. Öbür tarafta da keklik uçurup iktidar pususuna yatanlar hesap yapıyor.

Ahlak sistemi alt üst oldu, kabul. Hukuk sistemi linç edildi, bu da kabul. Ama devlet ve yönetim sistemi hangi arada değişti, bu meçhul!

Yönetim sistemi bir kişinin eline kaldıysa vay halimize! Bizim yerli üretim Hitler'e, Stalin'e, Kaddafi'ye tahammülümüz olmaz, bu iyi biline

Düzeni değiştirmek, yerine rüşvet ve yolsuzluk düzeneğinin değişebilirliğini anlaşılabilir tarzda izah eden muhatap değil, mehabet kazanır.

Türk milletini hiçbir dikta sevdalısı hafife almasın. 17-25 fermanıyla Türkiye'yi teslim alacağını da hiçbir fail zannetmesin.

'TÜRKİYE BİR KİŞİDEN BÜYÜKTÜR'

Türkiye bir kişiden büyüktür. Türk vatanı saraydan fersah fersah yüksektir. Yanlış hesap milli vicdandan döner, mutlaka da dönecektir.

Demokrasiyi yalan rüzgarına çevirdiler, özgürlükleri palavraya dönüştürdüler, tarihi masal, ecdadın hatıralarını vahşet kırıntıları yaptılar

Milletin kanı akıyor, şu konuşulanlara bakın Türkiye'nin ismet-i haremine saldırılıyor şu gündemdeki konulara Allah için dikkat edin. Hazin!

Dün Hakkari'de, bugün Bingöl Karlıova'da toplam 6 şehit verdik. Ama beyefendiler için her şey güzel, ne gam ne tasa semtlerine uğramıyor.

Şehadet bize ecdattan kalma mirastır. Yeri gönüllerde saklı, tarifi Kur'an-ı Kerim'de yazılıdır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Şehitlik Müslüman Türk milletinin her aziz evladı için ruh ve kalbindeki en yüce rütbe, en üst makamdır. Hepimizin başı sağolsun.

Şehit; din, millet ve vatan yolunda, bunların hizmetinde, en üst gayeye inanmış, Yüce Allah'a kendisine kucak açmış olduğunu görerek ölendir

Katiller döktüğü kanda boğulmadan, çekilen acı ve ızdırapların bedeli ödetilmeden çözüme bel bağlayanlar hain ve haysiyetsizdir.

İç ve dış düşmanlar devamlı şekilde manevi cephemizi hedef alıyorlar. Özgüvenimiz yıkılırsa teslim olacağımızı düşünüyorlar. Çok beklerler.

Umutsuzluk ölümden daha beter çöküntü ve durgunluk halidir. Umutsuz olmayın, üzgün durmayın; bu zulmetin sonunda aydınlık bahar sabahı var.

Devler Bahçeli Kimdir?

İlk zamanlar (1948-1967)

1948 yılında Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde doğdu. Fettahoğulları olarak bilinen geniş ve köklü bir aileye üye olan Bahçeli, ailenin 4 çocuğundan biriydi. Babasının ilk evliliğinden olan 2 kardeşi vardır.

İlk öğrenimini memleketi Osmaniye'de 7 Ocak İlkokulu'nda pekiyi dereceyle tamamladı. Ailesi varlıklı olduğu için üniversiteye kadar tahsilini özel okullarda sürdürdü. Ortaokulu Servet Bahçeli adında, kendisinden üç yaş büyük, abisiyle Adana'da Özel Çukurova Koleji'nde yatılı okudu. Lise eğitimi için İstanbul'a akrabalarının yanına gitti. Emirgan Akgün Koleji’ne yazıldı. Lise ikinci sınıfta Etiler'deki Özel Ata Koleji’ne geçti ve lise diplomasını da yine bu okuldan aldı.

Üniversite hayatı (1967-1971)

Devlet Bahçeli, 1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ni (Şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) kazandı ve dış ticareti okumaya başladı. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin genel başkanı Alparslan Türkeş'in seminerlerine gitmeye başladı. Ardından akademide Ülkü Ocakları'nı kurdu. 1970-71 yıllarında Türkiye Milli Talebe Federasyonu Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. Bahçeli, bir yandan aktif olarak siyasi faaliyetleri yürütürken, diğer yandan da akademik çalışmalarını devam ettirdi.

Asistanlık zamanı 

1971'de mezun oldu ve aynı yıl Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi ve bağlı yüksek okullarda İktisat Bölümü asistanı olarak görev aldı. Öğrencilerle yakından ilgilenen bir akademisyendi. Aynı zamanda Ülkücü Maliyeciler ve İktisatçılar Derneği'nin kurucularından, Üniversite Akademi ve Yüksekokullar Asistanları Derneği'nin (ÜMİD-BİR) kurucularından ve genel başkanlarındandır. Ayrıca kısaca ÜNAY denilen Üniversite Akademi ve Yüksekokulları asistanlığı kurdu ve başkanlığını yaptı.

Devlet Bahçeli, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde iktisat doktorası yaptı ve aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Politikasında Ana Bilim Dalı'nda 1987 yılına kadar öğretim üyeliği görevini sürdürdü. Dr. Bahçeli yine bu süre içerisinde Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Türk Tarihi ve Dış Politika konularıyla ilgilendi ve bu alanlarda çalışmalar yaptı.

Siyasi hayatı (1987- )

Bahçeli, partisinin 2015 genel seçim beyannamesini açıklarken.

17 Nisan 1987 tarihinde üniversitesindeki öğretim üyeliği görevinden istifa eden Bahçeli, 19 Nisan 1987 tarihinde yapılan MÇP Büyük Kurultayında parti yönetimine seçildi ve Genel Sekreterlik görevine getirildi.

MÇP ve MHP'nin yönetim kadrolarındaki görevi uzun yıllardır sürdüren Bahçeli, çeşitli zamanlarda Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı, Merkez Yürütme Kurulu Üyeliği, Merkez Karar Kurulu Üyeliği, Genel Başkan Başdanışmanlığı görevlerinde bulundu ve 6 Temmuz 1997 tarihinde yapılan MHP 5. Olağanüstü Kongre sonrasında Genel Başkanlığı görevini üstlendi. 1999'da yapılan genel seçimlerde MHP'nin ikinci parti çıkması üzerine DSP ve ANAP ile koalisyon hükümetinde devlet bakanı ve başbakan yardımcılığına geldi. 2002 genel seçimlerinde partisi baraj altında kalınca milletvekili seçilemedi. 2007 Türkiye genel seçimlerine Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olarak katıldı. Partisinin barajı geçmesiyle birlikte yeniden milletvekili olarak meclise girdi. 24. Dönem Osmaniye Milletvekili olarak TBMM'ye tekrar girmiştir. 2015 Olağan Büyük Kongresinde 7. kez parti genel başkanı seçilmiştir.



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.