Bekir Bozdağ'dan Kılıçdaroğlu hakkında açıklama

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun salladığı belgeler sahte çıktı. Hükümet Sözcüsü Bozdağ, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun iddialarına ilişkin " Açıkladığı bir belge yok. Elinde gösterdiği kağıt parçalarının gerçekten kağıt parçası olduğunu fark etti. Elinde bomba patladı perişan oldu da ondan dağıtamadı" dedi.

Bekir Bozdağ'dan Kılıçdaroğlu hakkında açıklama

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Yurt dışında bir kuruşumun bulunduğu ispat edilsin, Cumhurbaşkanlığı'nı bırakırım" sözlerine partisinin grup toplantısında yanıt vermiş, Erdoğan'ın eniştesi Ziya İlgen, oğlu Burak ve kardeşi Mustafa Erdoğan'a ait olduğunu iddia ettiği para dekontlarını göstermiş dekontların milyonlarca dolarlık transferlere ait olduğunu söylemişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise buna yanıt vermiş, 'Bu 5 isim asla o şirkete ve yere para göndermiş de değil. Mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle onlara para geldi. Oraya da para gitmedi. Bu yapılan işlemlerde hiçbir sorun yoktur' demişti. Bugün editör Masası'na konuk olan hükümet sözcüsü Bozdağ konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Bozdağ'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"CHP'nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, çamur siyaseti dediğimiz bir siyaset tarzını Türk siyasi hayatına maalesef istikrarlı bir şekilde yerleştirmeye çalışıyor. Daha önce de defalarca benzer iftiralarda bulundu. Pek çok şey atıyor, soru soruyor, 'Siz şöyle yaptınız mı, yapmadınız mı? Yoksa belgeleri açıklayacağım' diyor. Açıkladığı bir belge yok.

Açıkladı bir kağıt parçası gösterdi üzerinden fazla bir zaman geçmeden avukat çıktı dedi ki bunların hepsi yalandır gösterilen kağıt parçaları da sahtedir iftiradır dedi gönderilen 1 kuruş para yoktur dedi. Kemal Bey'in iddiası vergi cenneti bir adada şirket kuruldu Tayyip Bey'e yakın olan bazı kişilerin oraya para aktardığına ilişkin. Onlar bu yalandır iftiradır dediler. Çok net. Ben bu belgeleri size dağıtıyorum buyurun gazeteciler milletvekilleri demesi lazım değil mi? Çıkıp 'İşte benim elimdeki belgelerim bu ve bunu size dağıtıyorum' demesi gerekmez mi? İddiasını ispat etmesi gerekmez mi? Elinde bomba patladı, perişan oldu da ondan dağıtamadı.

"ÇUVALLADI VE BOMBA ELİNDE PATLADI"

Elinde gösterdiği kağıt parçalarının gerçekten kağıt parçası olduğunu fark etti. Çünkü kafa basmıyor. Çuvalladı ve bomba elinde patladı. Sahtekarlığı, müftericiliği, yalancılığı, ahlaksızlığı deşifre olduğu için kağıt parçalarını medyaya dağıtmaktan çekiniyor.

"KILIÇDAROĞLU TÜRKİYE'NİN ULUSAL GÜVENLİK SORUNU HALİNE GELMİŞTİR"

ABD'de Zarrab'la ilgili bir dava başlıyor baskıyla iftiracı haline geldi oradan Türkiye suçlanırken Türkiye'de de ana muhalefet partisinin lider büyük bir iftira kampanyası başlattı. Kılıçdaroğlu gibi kukla bir lider isteniyor. Kim Türkiye'nin, Cumhurbaşkanının aleyhine bir iftira veriyorsa eline, adam 'bu iftira mıdır, değil midir' diye bakmıyor bile. Aldığı gibi bodoslama dalıyor. Nedir, ne değildir, ne getirir, ne götürür bakmıyor. Gözü kin ve nefretten hiçbir şeyi göremez hale gelmiş. Kılıçdaroğlu bugün Türkiye'nin ulusal güvenlik sorunu haline gelmiştir. Ülkesine devletine milletine her gün iftira yoluyla zarar veren bir kişiyle karşı karşıyayız. Bu kadar önemli görevlerde bulunan birisinin 'Ben yanıltıldım' demeye hakkı yoktur, çünkü gelen her konuyu tetkik etmek, 'doğru mu, eğri mi' diye incelemek, ondan sonra konuşmakla mükelleftir. Bu, gönüllü bir taşeronluk işbirliğidir.

Merkel, 'Türkiye güvenli ülke değildir gitmeyin' dedi. Kendisi açıklama yaptı Alman gazetelerine 'Türkiye güvenli bir ülke değil gelmeyin' dedi. Onlar Türkiye'nin aleyhine ne açıklama yapıyorlarsa, uluslararası güçler, istihbarat örgütleri, gazeteler, devletler, terör örgütleri, onun Meclis'teki ve Türkiye'deki legal görünümlü sözcüsü hiç tereddütsüz CHP. Burada aynısını görüyoruz.

"BU BELGEYİ KİMDEN ALDIĞINI AÇIKLAMASI LAZIM"

Dürüst adam, ahlaklı, şerefli olduğunu iddia eden birisi bir belge açıklıyorsa bu belgeyi kimden aldığını da açıklaması lazım. 'Ben haber kaynağımı gizli tutarım.' Sen gazeteci falan değilsin, böyle bir yeminin falan yok. Ben şimdi soruyorum, diyorum ki 'Bunu kim verdi sana? FETÖ'cüler mi verdi, yoksa bazı ülkelerin istihbarat örgütleri mi verdi, yoksa diğer terör örgütlerinden herhangi birisi mi verdi, yoksa Türkiye düşmanlarından bizim bilmediğimiz başka birisi mi verdi veya siz mi oluşturdunuz bu sahte belgeleri veya çarpıtıyor musunuz?' Yani seni kim kullanıyor?

"KILIÇDAROĞLU YALAN SÖYLÜYOR BU MÜNAFIKLIK ALAMETİ"

Kılıçdaroğlu konuştuğunda yalan söylüyor bu münafıklık alametidir. İddia yurtdışına para aktarıldığı Man Adası vergi kaçıranlar için bir cennet oraya enişte kardeş buraya para aktardığına ilişkin. Cumhurbaşkanımız net söyledi bunu ispat edin. Bu kağıt parçaları Kılıçdaroğlu'nun yalancılığını ispat eden evrak olduğu için veremiyor. Veremez de.

"ELİNDEKİ KAĞIT PARÇALARINDA GÖNDERİLEN 1 KURUŞ PARA YOK"

Elindeki kağıt parçalarında gönderilen 1 kuruş para yoktur. Elindeki evraklar ya sahtedir ya da çarpıtıyor. Çıkar şu kağıt parçalarını herkese ver. Meclis Araştırması veriyor yahu sen araştırmadın mı? Türkiye'de kullanımı en kolay malzeme Kılıçdaroğlu.

"ADAMDA UTANMA HİSSİ YOK"

Mustafa Gündoğan özel kalem müdürü diyor. İnsan bi bakmaz mı? Cumhurbaşkanı çıktı dedi benim böyle bir özel kalem müdürüm olmadı. Ahlak sahibi birisinin demesi gerekmez mi biz yanlış yaptık özür dileriz. Adamda tık yok utanma hissi yok. Bunlar haya hissini kaybetmişler. Cumhurbaşkanımız dava açtı bir dava daha açacağını söyledi. Bizim hukukumuzda böyle bir durumda ispat külfeti veriyor anayasa. Bu evrakları götürüp mahkemeye vermeleri lazım."
Kılavuzları karga Kılıçdaroğlu'nun.

"DIŞARI 1 KURUŞ PARA GÖNDERMEDİK DİYORUZ"

Dışarı para aktarmadık 1 kuruş para göndermedik diyoruz. 1 kuruş para dışarı göndermedim. Ben göndermedim diyorsam bunu göndermediğimi kim ispat edecek? Gönderdin diyen ispat edecek. Kılıçdaroğlu bu kağıt parçalarını partide acaba kaç kişiye verdi? Grup başkanvekillerine verdi mi? Partisinden de yeteri kadar insana verdiğini düşünmüyorum. Parti Meclisi'nde müzakere sırasında bu kağıt parçalarını üyelerine dağıtıp siz de teyit edin deyip müzakere mi yaptı yoksa dağıtmayıp sallayıp iftirayı onlara karşı da mı söyledi? Veremez çünkü yalanının ortaya çıkmasından rahatsız olur."

Darbe girişimi oldu, herkes yurt dışında FETÖ'yü himaye ediyor. Amerika, Almanya himaye ediyor, diğerleri himaye ediyor. Şimdi bu himayenin Türkiye'deki yansıması kim Aynısını onlar yapıyor, başka bir şekilde. 'Türkiye güvenli ülke değil, gitmeyin' deniliyor, kendisi (Kılıçdaroğlu) açıklama yapıyor, 'Evet gelmeyin, Türkiye güvenli ülke değil' diyor. Neden? Türkiye zarar görsün. Basın özgürlüğü ve diğer konularda Batı'yla aynı dili kullanıyor.
Bu konu artık CHP'nin yargıdan kaçırabileceği bir konu değil, 'Onlar versin, götürsün' falan değil. Sen ister ver ister verme, zaten tazminat davaları açıldı. Savcılıklara suç duyurusu yapıldı. Dolayısıyla bunların karşılığını yargıda verecektir ama bunların büyük karşılığını da halk sandıkta soracaktır. Bazı uluslararası çevreler, 'Türkiye DEAŞ terör örgütüne yardım ediyor' iftirasını ortaya çıkardı. Sonra FETÖ terör örgütü eliyle Türk yargısı üzerinden bu iftirayı, kurdukları kumpasla ispat etmeye kalktılar. Şimdi, 'Terör örgütüne Türkiye yardım ediyor' sözünü Türk siyasetinde en çok kullanan parti hangisi, CHP. Genel başkan hangisi, Kılıçdaroğlu. Böyle bir şey olmadığını kendi de bildiği halde bunu niye kullanıyor?' Türkiye devleti teröre yardım eden devletlerden biri olsun. Türkiye'yi yönetenler uluslararası ceza mahkemesinde yargılansın. Türkiye uluslararası toplumdan izole edilsin, Türkiye'ye yaptırım uygulansın' diye. Bir insan kendi ülkesinin aleyhine uluslararası alanda sonuçlar çıksın diye bunu yapar mı?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.