'Bizi Yargılamaya Güçleri Yetmeyecek'

Demirtaş, kendilerini konuşmalarından doyayı yargı önüne çıkarmak istediklerini belirterek, "AKP'nin hiçbir hukuk komisyonu, AKP'nin emri altındaki hiçbir yargıç ya da savcı bizi yargılayamaz. Biz bağımsız adil ve adaletli bir yargından asla kaçmayız ve korkmayız. Savunamayacak hiçbir şeyimiz yok çünkü. Ama göreceksiniz bizi yargılamaya güçleri yetmeyecek. Kim, kimi yargılayacak göreceğiz. Bu işi tereyağından kıl çeker gibi yaparız diyorlarsa yanılıyorlar" dedi.

'Bizi Yargılamaya Güçleri Yetmeyecek'

Parlamentoda dokunulmazlıkların kaldırılmasına 'hayır' oyu verecek milletvekillerinin hesaplardan fazla olduğunu savunan Demirtaş, şöyle dedi:

"Şunu da hep birlikte izleyeceğiz parlamentoda, bu ahlaksızlığı kabul etmeyecek, hayır oyu verecek milletvekillerinin sayısı onların hesaplarından fazladır. Herkes aklını yitirmemiş, oylama sırasında görecekler. Ben onlara, milletvekillerine bu konuda güveniyorum. Şu aklını yitirmiş iktidara, çılgınlaşmış iktidara, AKP'ye bir ders vermenin fırsatıdır bu oylama, tarihi bir oylama olacaktır. Sonuç ne olursa olsun AKP'nin siyasi tarihine kara bir leke yazılmıştır. Aleni ve açık bir şekilde soygun yapmış, trilyonları çalmış kişileri korudular. Dokunulmazlıkları da kaldırmadılar, yargının huzuruna da çıkarmadılar, hepsini akladılar. Zannediyorlar ki bunlar unutulur, bunu yapan AKP idi şimdi konuşmalarımızdan dolayı bizi kendi yargılarının önüne çıkarmak istiyorlar. Bakın değerli kardeşlerim sizin içiniz ferah olsun. AKP'nin hiçbir hukuk komisyonu, AKP'nin emri altındaki hiçbir yargıç ya da savcı bizi yargılayamaz. Biz bağımsız adil ve adaletli bir yargından asla kaçmayız ve korkmayız. Savunamayacak hiçbir şeyimiz yok çünkü. Ama göreceksiniz bizi yargılamaya güçleri yetmeyecek. Kim, kimi yargılayacak göreceğiz.

Bu işi tereyağından kıl çeker gibi yaparız diyorlarsa yanılıyorlar. Biz oraya senin mamurun olarak gelmedik, bu insanların helal oylarıyla geldik. Zannediyorlar ki bunlar unutulur. Sen ne kadar meşru olarak korunma hakkına sahipsen bizde o kadar sahibiz ne bir fazla ne bir eksik. Sen bizim müdürümüz değilsin, amirimiz değilsin. has bel kader bizden biraz fazla oy aldığın için Başbakan olmuşsun, iktidar olmuşsun başka farkımız yok. Sen şimdi kendini bizim amirimiz gibi görmeye devam edersen kendin yanılacaksın hiçbir HDP'li böyle aşağılık yaklaşım karşısında boyun eğmeyecektir. Attıkları her adıma karşılık bizden yeni bir direniş hamlesi görecekler. Zannetmeyin ki, bizi öyle teslim alacaklar o yüzden asla ama asla moralinizi bozmayın, içiniz rahat olsun. Biz her türlü hazırlığımızı yaptık, her şeye hazırlıklıyız. Bu ucuz politikaya yenilecek, tükenecek, çaresizce kıvranacak ama bizim gözlerimizde korkuyu göremeyecekler. Tarihi dönemler ve tarihi süreçler tarihi sonuçlar gerektirir. Biz her zaman söyledik, çünkü biz hep yardanın huzurunda şunu söyledik biz barıştan yanayız, adil bir barıştan yanayız partimiz bundan yana.

Demirtaş, ne Türk'ün, ne Kürt'ün evladı ölmesin diye uğraştıklarını belirterek, "Ne kimseye operasyon emri verdik ne de kimseye eylem talimatı verdik. Bunların hepsinin sorumlusu siyasi iktidardır, çözüm bulması gereken siyasi iktidardır. Bunları yapmayacak bırakın bunları yapmayı ülkeyi kan gölüne çevirmek için operasyon emri verecek. Ha bir de kızıştıracak, habire her taraftan kan dökmek için daha fazla cenaze çıksın diye uğraşacak. Ortaya çıkan siyasi faturayı da bize mal etmeye çalışacak. Bu ahlaksızlıktır, ikiyüzlülüktür, biraz mert olun dürüst olun. Bizi korkutmaya çalışırken kendi bacakları titriyor, yüzde 50 oy almışlar ama ödleri kopuyor. Her an kafa üstü düşebilirler diye ödleri kopuyor. Şimdi Allah korusun sizin seçtiğiniz bir milletvekili veya genel başkan hırsızlık dosyasıyla parlamentoda şimdi dokunulmazlığı kaldırılsaydı yüzünüz kızarmaz mıydı? Ama çok şükür dokunulmazlıklarımızı tartışıyorlar. Üç parti birleşmiş bize karşı şer ittifakı kurmuşlar ama bizim başımız dik. Biz ancak yaptıklarımızla gurur duyarız, utanacak tek bir şeyimiz yok. Kanun, yasa karşısında da, halkın karşısında da tek bir suçumuz yoktur. Bunu tarih boyunca her zaman bize yaptılar ilk defa başımıza gelmiyor. 1920'de, 25'te, 37'de, 38'de, Ağrı'da, Zilan'da, Koçgiri'de, Çorlu'da her yerde yaptılar.

1990'larda her zaman aynı mantıkla bize yaklaştılar. Ya biat edeceksin, baş eğeceksin ya da baş vereceksin. Bu kafa bu mantık yeni çıkmış bir mantık değil, halen yapıyorlar. Bak, Cizre'de yaptıkları da aynı. Bakın PKK'ya söylemiyor bu çağrıyı, PKK'ya yapsa anlarım çatıştıkları güçtür, savaştıkları güçtür. Halka yapıyorlar halka biz bunun karşısında duruyoruz. Halka boyun eğdirmeye çalışıyorlar bizler 6 milyon oy almış bir partiyiz aileleriyle birlikte en az 15 milyonluk bir nüfusu temsil ediyoruz. 15 milyon insan bizim politikamıza destek veriyor ya baş eğeceksiniz ya baş vereceksiniz diyorlar. Bunların kafası ırkçı kafadır kendilerini Müslüman olarak görüyorlar ya keşke öyle olsaydı. Gerçekten yüreğinde Allah korkusu olan biri cenazeleri gençleri diri diri yakar mı ya. Keşke Allah korkusu olsaydı, keşke Başbakan ve Cumhurbaşkanı İslamiyetten şu kadar ahlak almış, şu kadar ders almış bir kişilik olaydı. Çünkü iyi bir Müslüman zulmetmez, yalan söylemez, hırsızlık yapmaz. İyi bir Müslüman bir kadının cenazesini çırılçıplak soyup teşhir etmez. İyi bir Müslüman Allah'ın yarattığını yarattığı gibi sever, onun diliyle kültürüyle kaderiyle vatanıyla geçmişiyle birlikte kabul eder. Bak seydalar burada öyle değil mi? İyi bir Müslüman yüreğinde Allah korkusu taşıyan bunları yapmaz" dedi.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.