Futbolda şike davasında Aziz Yıldırım hakim karşısında

Futbolda şike davası kapsamında Aziz Yıldırım hakim karşısına çıkıyor. Aziz Yıldırım'ın hakim karşısında nasıl bir savunma yaptığı merak ediliyor. Şike davasında son gelişmeler haberimizde.

Futbolda şike davasında Aziz Yıldırım hakim karşısında

"Futbolda şike" davası kapsamında haklarında verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezası Yargıtay'ca onanan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 6 sanığın yeniden yargılanmasına başlandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanıklar Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu ve Olgun Peker'in de aralarında yer aldığı 5 sanık ile avukatları katıldı. Sanık Selim Kımıl ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada, müdahil olarak Trabzonspor ve Türkiye Futbol Federasyonu avukatları da hazır bulundu.

Duruşma salonu küçük olduğu için basın mensupları ile yöneticiler arasında yer tartışması yaşandı.

Duruşma, sanıkların kimlik tespitiyle başladı. Ardından söz alan Trabzonspor'un avukatları, reddi hakim talebinde bulundu.

Cumhuriyet Savcısı Abdullah Mirza Coşkun ise reddi hakim talebinin reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, talebi karara bağlamak için duruşmaya ara verdi.

AZİZ YILDIRIM BERAATİNİ TALEP ETTİ

Yeniden yargılandığı davanın ilk duruşmasında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım savunmasını yaptı. Yıldırım beraatini talep etti. Mahkemede konuşan Aziz Yıldırım'ın açıklamaları şöyle:

"Savunmamın Yüce Türk Milleti adına yapıldığının kayda geçmesini istiyorum. Fenerbahçe, aynı kararlılıkla özgürce ve kardeşçe yaşanılan büyük Türkiye için yoluna kaldığı yerden devam edecektir. Başkanı olduğum tek örgüt Atatürk Türkiye'sinin en büyük sivil toplum ve spor örgütü olan Fenerbahçe Spor Kulübü'dür. Suçumuz Fenerbahçeli ve Vatansever olmaksa, ölene kadar mahkum yaşamayı göze aldığımızı bildiririm.

"3 Temmuz 2011'de nerede duruyorsam bugünde aynı yerde duruyorum."

"Bugün yaşananlar sadece Aziz Yıldırım'a ve Fenerbahçe'ye değil, bu toprakları Vatan yapan tüm değerlere yöneliktir."

"Fenerbahçe, aynı kararlılıkla özgürce ve kardeşçe yaşanılan büyük Türkiye için yoluna kaldığı yerden devam edecektir."

ADLİYE ÖNÜNDE GERGİNLİK

Bu arada, bir grup Fenerbahçe taraftarı Aziz Yıldırım'a destek vermek amacıyla Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanmaya başladı. Gruptakiler, adliye önündeki meydanda çeşitli pankartlar açarak, sloganlar attı. Polis ekiplerinin adliye önünde geniş güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Kapatılan Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesiyle görevli İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Aziz Yıldırım, Olgun Peker, Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu'nun da aralarında bulunduğu 85 sanık hakkındaki kararının temyiz incelemesini 17 Ocak'ta tamamlayan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Aziz Yıldırım ve Olgun Peker hakkında verilen hapis cezalarını onadı.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin verdiği onama kararına itiraz eden Yıldırım'ın avukatları, şike davasında "adil yargılanma hakkının ve doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği" iddiasıyla 14 Şubat 2014'te Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Yargıtay'ın "bozma" ve "onama" kararları verdiği dava dosyaları, 2 Mayıs 2014'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Aziz Yıldırım'ın avukatları, mahkemeye başvurarak yeniden yargılanma talep ederken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da 7 Haziran 2014'te talebe ilişkin verdiği mütalaada, Aziz Yıldırım ile İlhan Ekşioğlu, Abdullah Başak ve Ahmet Çelebi bakımından yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini istedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, avukatların yaptığı başvuru üzerine 23 Haziran 2014'te verdiği kararla hakkındaki hüküm Yargıtay tarafından onanan, aralarında Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu 6 kişinin yeniden yargılanmasına ve infaz işlemlerinin geri bırakılmasına hükmetti.

Üst mahkeme sayılan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi de 29 Eylül 2014'te, Trabzonspor ve Bucaspor kulüplerin 6 sanığın yeniden yargılanması kararına yaptığı itirazı reddederek, bu kişilerle ilgili davanın yeniden görülmesini kararlaştırdı.

ŞİKE DAVASINDA MAHKEME, REDDİ HAKİM TALEBİNİ REDDETTİ

Şike davasında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve 5 kişinin yeniden yargılanmasına başlandı. Duruşmanın başlamasıyla Tarabzonspor avukatları reddi hakim talebinde bulundu ancak mahkeme talebi reddetti.

Haklarında yeniden yargılama kararı verilen Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve 5 sanığın şike davası kapsamında yeniden yargılanmalarına başlandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada sanıklar Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Olgun Peker, Abdullah Başak ile Ahmet Çelebi hazır bulunurken, sanık Selim Kımıl ise katılmadı.

Duruşma salonu küçük olduğu için zaman zaman yer tartışmaları yaşandı. Duruşmaya davaya müdahil olan Trabzonspor ve Türkiye Futbol Federasyonu'nun avukatları da katıldı.

Kimlik tespitleri ile başlayan duruşmada söz alan Trabzonspor avukatları, reddi heyet talebinde bulundu. Avukatlar, heyetin tarafsızlığını yitirdiğini savunarak, davadan çekilmesini istedi. Aziz Yıldırım avukatı Deniz Tolga Aytöre de talebin hukuki olmadığını ve davayı uzatma amaçlı olduğunu iddia etti. Mahkeme heyeti, talebi karara bağlamak için duruşmaya kısa bir ara verdi. Tekrar başlayan duruşmada mahkeme reddi hakim talebini reddetti.

AZİZ YILDIRIM'IN YAZILI SAVUNMASI

Şike davası kapsamında yeniden yargılanan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın yazılı savunması yayınlandı.

Şike davası kapsamında yeniden yargılanmasına karar verilen Aziz Yıldırım'ın yargılanmasına bugün başlandı. Yıldırım, mahkemeye yazılı olarak verdiği savunmasında oldukça çarpıcı ifadeler kullandı.

İşte Yıldırım'ın yazılı savunması...

"Sayın Başkan Sayın Üyeler…

Öncelikle almış olduğunuz bu yürekli ve haklılığı her geçen gün artarak anlaşılan kararınızdan ötürü sizleri kutluyorum…

Sizler bu kararla sadece adaleti sağlamakla kalmadınız , Adil Yargılanma ve Savunma hakkı ihlalleri ile kuşatılan Türk Yargı Sistemini illegal yapı ve yapılanmaların vesayet ve hükümranlığından da kurtaran ilk ateşi yaktınız. Bu yüzden. Kendim, Ülkem ve Hukuk adına minnettarım…

Huzurunuzda yapılan yargılamaya ilişkin çok fazla şey konuşacağımı düşünenler yanılmaktadırlar.. Hukuka Uygun olarak elde edilmemiş ve açıkça hukuka aykırı olan bu delillerle alınmış kararlar hakkında konuşmayı bu ülkeye ve siz Cumhuriyetin Hukukçularına yapılmış bir hakaret olarak değerlendiriyorum. Bununla birlikte bu dönemin ve bu döneme ait yapılanmanın , hukuka aykırı olarak kurulan Özel Makamlarını, bu Makamlarca oluşturulan Hukuka Aykırı delillerini ve en önemlisi Mülkün Hukukuna paralel yeni bir hukuk yaratmaya yönelik bu kararlarını tanımadığımı buradan bir kez daha ilan ediyorum…

Bununla birlikte Yargılamanın dışında hiçbir şey söylemeyeceğimi düşünenlerde yanılmaktadırlar. Zira bugün yaşanılanlar ve yaşatılanlar sadece Aziz Yıldırım'a ve Fenerbahçe'ye yönelik değildir . Ülke barışına, vatansever gazeteci ve yazarlara, saygın emniyet mensuplarına ve bu iddialar yüzünden, onuru ve şerefi uğruna gözünü kırpmadan hayatına son veren şanlı TSK mensuplarına kısacası bu toprakları Vatan yapan tüm değerlere yöneliktir. Ve bugün ben Aziz Yıldırım olarak bu nedenlerle savunmamın Yüce Türk Milleti adına yapıldığının kayda geçmesini istiyorum.

Ve bugün, bu vatan için bu ülke için bu cumhuriyet için yaşayan insanlara yönelik olarak yapılan örgüt kurma, şike yapmak, darbe yapmak, casusluk yapmak ve onlarca asılsız iddiaları ülkem ve bu onurlu insanlar adına külliyen reddediyorum..3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan sürecin her aşamasında yapmış olduğum tüm savunma ve açıklamaları aynen tekrar ediyor, o gün nerede duruyorsam bugünde aynı yerde durduğumu yineliyorum.

O gün bu vatan evlatlarını örgüt kurmakla suçlayanlar, kurgu fezlekelerin altına imza atanlar, şafak sökmeden ocaklarımıza çöküp bizleri silahlı suç örgütü üyesi yapanlar ve en acısı bunları yapanlara bağımsız basın adı altında alkış tutanlar bugün ya terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyorlar yada cezaevindeler..

Biz o tarihte "Ne şikesi Memleket Elden Gidiyor" dediğimizde gülenler şimdi yanıldıklarını anlatıyorlar her fırsatta.

Aziz Yıldırım'ı Devrimci Karargah Örgütü Üyesi ve İBDA-C örgüt üyeliğinden dinleyenler şimdilerde ifade üzerine ifade veriyorlar…

2011 yılında bu operasyonların Aziz Yıldırıma ve Fenerbahçe'ye değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetine yönelik olacağını söylediğimde gülenler bugünlerde Devletin bu yapılardan nasıl arındırılacağı konusunda fetva veriyorlar.

Bu zihniyetin Türkiye Cumhuriyeti Yargısını, Emniyetini ve TSK'yı hedef alarak Türkiye'yi savunmasız bir şekilde uluslar arası emperyalist politikaların kucağına atıldığını söylediğimizde bize gülenler bugün TV'lerde haklılığımızı tekrarlıyorlar.

Ve bunları Sayın Cumhurbaşkanına yazdığımızda ve asıl hedefin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti olacağını anlattığımızda bizi eleştirenler şimdilerde adımızla konuşuyorlar.

Sayın Başkan, Sayın Üyeler

Sadece şike davası değil, bu Cumhuriyetin bu Devletin tüm vatansever kişi ve kuruluşlarına yönelik tüm bu davalar bu ülkenin taşıyamayacağı ağır bir yüktür. Ve ülkenin bir an evvel bu yükten kurtulması lazımdır…

Süratle ve kararlılıkla sonlandırılacak bu davalar ve verilecek beraat kararları ;belki bu dönemin faturasını canıyla, onuruyla hürriyetiyle yada geri kalan tüm hayatı ile ödeyenlerin acısını hafifletmeyecektir. Ancak aynı şartlarda aynı direnişi göstermekten kaçınmayacak bu insanlara iade edilecek itibar, Türkiye'nin itibarı olacaktır.

Çünkü bizler bu ülkeyi çok sevdik iyisiyle kötüsüyle, eğrisiyle doğrusuyla ve ona ait ne varsa…Ve bu ülkenin itibarı için yaşadık. Hakkımızda asılsız iddialarla hükümler kurulduğunda cezaevlerinde yatmak için koşarak geldik. Ve birileri uluslararası platformlarda Türkiye'yi ve ona ait ne varsa şikayet etmek için fırsat kollarken, biz tüm çektiklerimize rağmen haklı çıksak da Türkiye aleyhine dava açmayacağımızı peşinen kabul ettik…
Ve bu kararlılığımız son nefesimize kadar sürecektir.

Ve Fenerbahçe, aynı kararlılıkla, Cumhuriyetin, Demokrasinin, özgürce ve kardeşçe yaşanılan büyük Türkiye için yoluna kaldığı yerden devam edecektir.

Aziz Yıldırımın başkanı olduğu tek örgüt ise Atatürk Türkiyesi'nin en büyük sivil toplum ve spor örgütü olan Fenerbahçe Spor Kulübü olarak kalacaktır.

Ve dün olduğu gibi bugün ve her gün son sözümüz Darağacında bile olsak Fenerbahçe olacaktır.

Ve suçumuz Fenerbahçeli ve Vatansever olmaksa, ölene kadar mahkum yaşamayı göze aldığımızı bildirir, yine bir vatan şairinin "ONUR DA AĞLAR" isimli dizeleriyle sözlerime son veririm.

NE ALNIMIZDA BİR AYIP
NE KOLTUK ALTINDA SAKLI HAÇIMIZ
BİZ BU HALKI SEVDİK
VE BU ÜLKEYİ,
İŞTE BAĞIŞLANAMAZ, KORKUNÇ SUÇUMUZ

AZİZ YILDIRIM"